Otizm problemi olan Temple Grandin’ in hayat hikâyesinin anlatıldığı bu film, otizmli genç bir kadının gerçek dünyasını, olaylara bakış açısını, insanların otizm hastalarına yaklaşımını ve toplumda otizm rahatsızlığı ile yaşamanın hiç bilmediğmiz yönlerini gözler önüne seriyor.  Filmi izlerken çevremde otizm problemi olan birini tanımamama rağmen oldukça duygulandım. Eminim film yakınlarında otizm olan insanlarda çok daha büyük bir etki bırakıyordur. Onların yaşadıklarının ufak bir kısmına kısa süreliğine bile olsa şahit olup, onları anlamak çok önemli.

Different but not less!

Bu anlamda film sizi derin bir içsel yolculuğa götürüyor ve hayatın gerçekleri üzerine düşündürüyor. Film bana izledikten sonra  Forrest Gump’ ı hatırlattı. Gelecekte Forrest Gump gibi bir başyapıt olarak anılacağına  hiç şüphem yok. 2010 yapımı film TV filmi olsa da kısa zamanda geniş bir kitlenin dikkatini çekmiş.

Homeland’in kraliçesi Clair Danes’ e Golden Globe ödülü kazandıran başrol karakteri Temple Grandin, Colorado State University’ de profesör. Aynı zamanda otizm ve ABD’ deki hayvan çiftlikleri ile ilgili önemli çalışmaları da bulunuyor. Kendisi istisna bir otizm vakası olsa da, en azından ve en önemlisi otizm problemlilere ve yakınlarına geleceğe dair umut vaadediyor.

Bu film ne kadar çok film izlemiş olursanız olun, her zaman aklınızda kalacak ve her yeni bir kapıyla karşılaştığınızda, arkasında sizi iyi bir şeylerin beklediğini bilerek; ‘Bir kapı açıldı ve ben o kapıdan girdim.’ diyeceksiniz.