Hazır Oscar’a az bir zaman kalmışken, “Seyir” kategorimiz için bir “Oscar Maratonu” yapalım dedik. Bu süreçte aday olan tüm yapımları inceleyip değerlendireceğiz. İlk sırada özellikle Christian Bale ve Jennifer Lawrence’ın oyuncuk performansları ile yönetmenlik kariyerini Akademi onayı ile kutsama şansı bulan David O. Russell’ın American Hustle (2013) filmi var.

The Fighter (2010) ve Silver Linings Playbook (2012) ile büyük bir çıkış yakalayan David O. Russell’ın son filmi, bahsettiğim önceki filmlerinin oyuncularını bir araya getirerek bir “rüya kadro” oluşturmuş. Hemen her filmde vücüdunu soktuğu değişik şekillerle seyircinin takdirini kazanan Christian Bale, Silver Linings Playbook ile oldukça genç yaşta Oscar kazanıp, Hollywood’un genç gözdeleri arasına giren Jennifer Lawrence, son yılların en geç keşfedilmiş Hollywood jönü Bradley Cooper ve aksiyon filmleri ile tanıdığımız Jeremy Renner. Amy Adams ve Louis C.K.’i bu listeye almıyorum çünkü her ne kadar başarılı performansları ve özellikle Amerika’da takdir edilen TV / Sinema kariyerleri olsa da, henüz simaen öncelikli Hollywood yıldızısı kategorisine giremediler. Amy Adams’ın son dönemde yöneldiği blockbuster sayısındaki artışla bu açığını kapatacağını düşünüyorum.

Peki American Hustle nasıl bir film? 10 kategoride aday olma başarısını gösterdiği Akademi Ödülleri’nde nasıl bir sonuç alacak? Yorumlarımızı ve tahminlerimizi yazının ilerleyen bölümlerinde paylaşacağım. Buradan sonrası “Spoiler” içerir.

American Hustle nasıl bir film? Bunu karakterleri ve sahneleri ayrıştırarak yorumlamaya çalışacağım.

Uzun bir protez saç uygulama sahnesi ile başlayan American Hustle, 138 dakikalık süresini karakterlere harcamak hususunda cömert davranan bir film olmuş. Christian Bale tarafından canlandırılan Irving Rosenfeld karakterinin şapır şupur sesler çıkararak kafasına peruk yapıştırdığını gördüğümüzde, bu sahne ile ilgili önemli bir dönüm noktası gelecek diye düşünüyoruz. Fakat yönetmen bizim gibi düşünmemiş olacak ki Irving’in “göründüğü gibi olmayan bir dolandırıcı olması” referansından başka bir önem taşımıyor peruk takması. Karakterinde olduğu halden utanmak, gizlediği sırlar açığa çıkınca çıldırmak ya da “kel olmakla” ilişkilendirilmiş herhangi bir karikatürize hezeyan yaşamak gibi bir durum yok. Aynı sahnenin devamında Irving, Bradley Cooper tarafından canlandırılan Richie DiMaso ile tartışmaya girdiğinde “dokunulmaktan hoşlanmamak” ya da Amy Adams tarafından canlandırılan Sydney Prosser karakterini “açık tepkiler vererek kıskanmak” gibi davranışlarda bulunuyor. Fakat filmin kurgusu, olayların bu sahneye kadarki kısmını “Daha önce ne olmuştu?” sorusu üzerine anlatmakla yapılandığı için, tüm bu giriş bölümünün temelsiz bir çatışmadan ibaret olduğunu görüyoruz. Bu kopukluk, karakterlerin bağ kurulabilir olmasını biraz engelliyor. Ne Irving kendisine dokunulmasından delicesine rahatsız olacak kadar agresif bir adam, ne Sydney bu üçlü çatışmada panik olacak kadar edilgen bir karakter ne de Richie hayatını ortaya koyduğu bir operasyonda, kilit adamının inandırıcılığına zeval getirecek kadar dürtüsel bir herif. Bir filmin ilk 10 dakikası hikayenin çatısını oluşturmak açısından çok önemli. Ve burada oluşan çatı ile, filmin temeli pek uyuşmuyor.

Filmin bence en başarılı yanı, karakterlerin dış ses vasıtasıyla anlatılan iç dünyaları. “Tepeden tırnağa” dolandırıcı olan Irving’in çocukluk maceraları, Sdyney’in New York’a gelip sınıf atlayarak yeni bir kimliğe kavuşma çabası, Irving’le giriştikleri dolandırıcılık işine yaklaşımı ve ona olan aşkı çok güzel. Fakat iş uygulamaya geldiğinde, işler biraz karışıyor. Bradley Cooper çok konuşan, heyecanlı, tutkulu adam rollerinde kesinlikle başarılı bir aktör fakat Richie DiMaso’da bir olmamışlık var. Performansı bir suç filminden ziyade, komediye kaçıyor fakat David O. Russell özendiği çok belli olan Martin Scorsese ayarında bir iş yapabilmiş değil. Senaryodaki “sürpriz” elementleri o kadar zayıf ki, DiMasso’nun FBI ajanı olduğunu ve bir işler çevirdiğini bizimkilerin ofisine geldiği anda anlıyoruz. Sydney’i ikna etmek için ona anlamsız oranda işkence etmesi, patronları ile ilişkisi, motivasyon kaynağı olarak gözümüze sokulan o anlamsız anne / nişanlı sahnesi, Sydney’in Edith olmadığını öğrendiğinde verdiği tepki… Bunların hepsi DiMaso’yu bölük pörçük hale getirerek inandırıcılıktan uzaklaştırıyor. Tabii permasının da katkısı yadsınamaz :) Bu anlamda en tutarlı karakterin Başkan Carmine Polito olduğunu söyleyebiliriz. Motivasyonu, davranış şekli, dostluk kurma biçimi, saflığı, cinliği… herşeyiyle inandırıcı bir karakter. Irving gibi silik, Rosalyn gibi dengesiz, Sydney gibi kararsız değil. Bu komedi / kara mizah / suç filmi / dönem filmi ve aksiyon karışımı olma iddiasındaki 138 dakikalık hikaye, tüm bu karmaşayı oyuncularının sırtına yüklemiş. Ellerinden geleni yapmışlar fakat bunun yeterli olduğunu söylemek çok zor.

Daha söylenecek çok şey var fakat aynı sonuca çıkan onlarca tespit yaparak, lafımı uzatmak istemiyorum. American Hustle vasat bir film. Uzun, tahmin edilebilir ve dağınık. Temposu neredeyse hiç yükselmiyor. Ağır tempolu bir filmden beklenecek kadar derin ve incelikle işlenmiş bir hikaye de değil. Akademi’nin 10 kategorideki adaylık değerini paralamamak için, en azından iki dalda ödül vereceğini ön görüyorum. Hatta eleştirmenler tarafından film için yapılan “seyirci izledi ve çok iyi tepki verdi” tantanasına bakarsak, kostüm, müzik gibi yan dalların yanında en iyi kurgu, en iyi yardımcı oyuncu ödülleri de alabilir. Ama gönlüm kesinlikle bundan yana değil. Umarım David O. Russell American Hustle’da yaptığı hataların farkına varabilir ve daha iyi filmler çeker. Geçen sene oldukça ses getirmesine rağmen birçok eleştirmen tarafından yüz çevrilen Silver Linings Playbook bundan çok daha iyi bir filmdi. Güzel soundtrack, dönem filmi atmosferi, suç / komedi bağıntısı ve yıldız kadronun bu gerçeği örtmemesini umuyorum.

Herkese iyi seyirler.

Filmin IMDB Profili
Filmin aday olduğu kategoriler için tıklayın.
Yönetmen: David O. Russell
Süre: 138 Dakika
Oyuncular: Christian Bale | Bradley Cooper| Amy Adams | Jeremy Renner |
IMDB Puanı: 7.7
Yazarın Notu: 6/10