Dün bütün Türkiye, hatta bütün Dünya Berkin Elvan’ın ölümüyle yasa boğulurken Kuzguncuk halkı da 700 yıllık bostanını Üsküdar Belediyesi’ne kaptırdı. Hiç tadı yoktu dün İcadiye Caddesi’nin. Kimi kepengini kapatıp Berkin’in cenazesine kimi ise Vakıflar Müdürlüğü’nün önünde nam-ı diğer İlya’nın Bostanı’na sahip çıkmaya gitmişti. Ağaçlarda başkatilin fotoğraflarını geçerek Boğaz Köprüsü’nün o heybetli manzarasına ulaştığımda aklımda yankılanan tek soru ‘Değer miydi?’ oldu. Bizi artık ne bir ölüm, ne bir ağacın yıkılması ne de kokusuna hasret kaldığımız toprakların üzerine beton atılması yıkamaz ve caydıramaz. Bu günden sonra en ufak bir adaletsizliğin bile hesabını kat kat soracağız.

Kuzguncuk’un Bostanı ile olan zorları yeni değil. Bostan henüz yeşil alanken 1986 yılında imar planında değişiklikler yapılarak imara açılmıştı. Halk, 1990 yılından beri Kuzguncuk Bostanı’nın yeşil alan olarak kalması için mücadelesinden hiç vazgeçmedi. Çocuklarının hala saklambaç ve sek sek oynayarak büyüdüğü Kuzguncuk’un göbeğine özel okul yapacaklardı. Yapamadılar. Yıkma, katletme, mahvetme ve çirkinleştirme planları zaman içinde hiç azalmadı. Gezi ile Emek ile Atatürk Kültür Merkezi ile büyüyerek devam etti.

Geçtiğimiz yıllarda Kuzguncuk halkı tarafından kurtarılmış olan bostan, belki de Kuzguncuk’u benim gözümde Kuzguncuk yapan en önemli yer olma özelliği taşıyor. Çünkü herkes artık meyvesini, sebzesini süpermarketlerde plastiklerle kaplanmış zehirli tarım ilaçlarına bulanmış halde tüketmeyi tercih ederken bu insanların bir amacı var: Evine kendi elleriyle ve sevgisiyle yetiştirdiği sebze ve meyvesini götürmek. Ama çalınanlar, parsellenen nice araziler, çöktükleri adalar hiçbiri yetmedi gözlerini doyurmaya ve sıra Kuzguncuk’un kendi halinde o pis şehir entrikalarından uzak, rengârenk, masum ve en çokta ‘gerçek’ bostanına geldi.

Halkın kimisi gazını, copunu yiyip Berkin için ağlarken onlar hiç utanmadan Bostan’ı ayda 21 bin liraya kiraladılar. Tam o sırada hemde. Üsküdar Belediyesi tarafından alınan bostana şimdilik bir şey yapmayacağız vaadi verseler de önümüzdeki günlerde önce nasıl bir seçim propagandasına meze olduğunu sonra da bostanına sahip çıkanlardan nasıl intikam alacaklarını ne yazık ki hep beraber göreceğiz.

Sana söz veriyorum Bostan, bir gün oraya dikilecek çirkin ve soğuk beton yığınının önünden geçerken kafamı bile çevirip bakmayacağım.