Featured Posts

Onu Öldür, Beni Güldür / Ali Elmacı
“Onu Öldür, Beni Güldür” sergisindeki fantastik sahnelerde, bal yapan eşek arılarına, abaküse takılmış kurukafalara, bağırsak şeklindeki sarıklara ve gözünü izleyiciye dikmiş huzursuz çocuklara rastlıyoruz. Çekici olanla iticiyi, samimi olanla tehditkarı, doğalla yapayı, kutsalla kitsch'i bir arada seyrederken hangisine inanacağımızı şaşırıyoruz.
View Post
To top
Title Image

August 2014

31 Aug

Allah Las: Worship The Sun

Miles Michaud, 3 sene önce bavulunu hazırlarken içine şunları koyacaktı: İki gömlek, iki kitap, bir pantolon, pusula, fotoğraf makinası ve genel bir Amerika haritası. Amacı ve niyeti belki de herkesin yapmak istediği bir şeydi; Üniversiteden tanıştığı yakın arkadaşı Pedrum Siadatian'ın babasından kalma karavanıyla yolculuk etmek. Üstelik yalnız değillerdi: Matthew Correia ve Spencer Dunham da fazlasıyla kırdıkları derslerini dondurup atlamışlardı arka koltuğa. Az eşya ve parayla başka arkadaşları da karavana eklenince kadro genişlemişti....
Continue reading
31 Aug

Noa Raviv’den 3D Kıyafet Tasarımı: Hard Copy

Noa Raviv's Cover
2012'de Autodesk'in davetlisi olarak Las Vegas'ta Autodesk University'e katılmıştım. O günlerde 3D Printer'lar henüz yeni yeni piyasaya giriyordu ve konferansın ana teması, fuar alanıyla birlikte Autodesk 360 -yani Cloud Computing- ve üç boyutlu yazıcılardı. MarkerBot'un daha sonra belgeseller için silah üretilen üç boyutlu yazıcısını ilk elden deneyimleme fırsatı bulduğumda büyülenmiştim. Daha o gün, bunun endüstriyel tasarımdan, tıbba, silah sanayinden, uzay teknolojilerine hemen her alanda kullanılacağı belliydi. Ve öyle de oldu. Bugün birçok tasarımcı, edinilebilir fiyatlarla satışa sunulan üç boyutlu yazıcılarla kendi tasarımlarını üretip, satıyor. Bunun bir örneği de Noa Raviv....
Continue reading
31 Aug

Lofoten Adaları, Norveç

Hala o ada mı değil mi emin olamıyorum (ismi hiç geçmiyor romanda) ama sanırım Lofoten Adalarıyla ilk tanışmam, 2007 yılında Oya Baydar’ın Kayıp Söz romanında “Norveç’in ucunda bir ada” tanımlamasıyla oldu. O zaman çok düşündüğümü hatırlıyorum; 'Romandaki kahraman gibi İstanbul’u bırakıp, hem Avrupa’da ama hem de o kadar uzak bir yerde yaşasam acaba ben nasıl hissederdim?' diye. O zaman bu Norveç’in ucundaki ada neresidir, nasıl gidilir hiç araştırmamıştım – zaten konu da oraya seyahate gitmek değil ama orada yaşayabilme yetisiydi. Hayatımda ilk defa İskandinavya’ya gittiğim 2009 senesinde ise Lofoten Adalarındayken bu hikaye tekrar aklıma geldi ve Oya Baydar’ın “Norveç’in ucundaki bir ada” sında olduğumu da orada fark ettim. ...
Continue reading