Heyecanla beklediğimiz IKSV etkinliği Filmekimi’nin biletleri 27 Eylül’de satışa çıkıyor. Yarın saat 10:30’dan itibaren Biletix satış noktalarından, Biletix çağrı merkezinden ve Atlas ile Rexx sinemalarından 11-17 Ekim arasında göstermi gerçekleşecek filmlerin biletlerini temin edebileceğiz. Bu sene etkinlik öncesi dönem Kurban Bayramı’na denk geldiği için, 4 Ekim Cumartesi günü Filmekimi gişeleri kapalı olacak. Filmekimi izleyicilerine seyir süresince dikkat etmeleri gereken birkaç detay da aktaralım; gösterim başladıktan sonra salona kesinlikle seyirci alınmıyor. O nedenle seans öncesinde orada olmanız önemli. Ayrıca film arası olmadığı için her türlü ihtiyacınızı önceden karşılamanızı tavsiye ederiz. Eğer, altyazı senkronizasyonunda sıkıntı olursa, film altyazısız, orijinal dilinde oynatılabilirmiş. Filme girmeden önce bu küçük bilgiyi edinmenizde de fayda var. Peki Filmekimi’nde bu sene hangi filmler var?

Filmekimi bu sene 43 filme ev sahipliği yapıyor. Tam listeyi burada görebilirsiniz. Oldmagnet ekibi olarak, görmek için sabırsızlandığımız ilk 5 filmi derledik.

ARAYIŞ / THE SEARCH

Yönetmen Michel Hazanavicius ve (eşi) oyuncu Berenice Bejo, beş Oscar’lı Artist’in ardından bu kez bir savaş dramında bir araya geliyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmin hikayesi ikinci Çeçen Savaşı sırasında, 1999 yılında geçiyor ve kaderin zalim bir oyunu sonucu yaşamları kesişen dört kişiyi izliyor. Köylerindeki herkesin öldürülmesine tanık olan bir oğlan çocuğu kaçarak mültecilere katılır. Çocuk, bölgede bulunan Avrupa Birliği delegasyonunun başı olan Carole ile tanıştıktan bir süre sonra, kadının yardımıyla ancak kendine gelmeye başlar. Bu sırada ablası da mülteciler arasında onu aramaktadır. Yönetmen Hazanavicius, senaryoyu yazarken İkinci Dünya Savaşı’nda mülteci olan anne-babasının çektiklerinden de esinlenmiş.

BJÖRK – BIOPHILIA LIVE

Björk gibi sanatçı zor bulunur: Aynı anda hem avangart, hem kışkırtıcı hem özgün, kimseye benzemeyen bir deha… Björk – Biophilia Live, bu eşsiz sanatçının yaratımı olan disiplinlerarası multimedya projesi Biophilia’nın insani yönünü keşfetmeye çalışan bir konser filmi. Björk’un aynı adlı sekizinci stüdyo albümü Biophilia’yı merkez alan proje müzik, telefon app’leri, internet, yerleştirmeler ve canlı konserlerden oluşan çok yönlü, çok katmanlı bir etkinlikler toplamı. İki yıl süren turnenin son gösterisi olarak Londra’daki Alexandra Palace’ta yapılan ve canlı kaydedilen görkemli konserde Björk ve ekibi Biophilia’daki tüm şarkıları ve daha bir çoğunu, dijitali geleneksel ve neredeyse tanımsız enstrümanlar kullanarak seslendiriyor.

LEVIATHAN

Andrey Zvyagintsev’in “Kremlin’le polemiğe giren, yozlaşmaya karşı cesur bir başyapıt” olarak tanımlanan filmi Leviathan, Eyüp Peygamber’in öyküsünden esinleniyor. Rusya’nın kuzeyinde, Barents Denizi kıyısındaki küçük bir kasabada yaşayan Kolya, bir otomobil tamircisidir. Kasabanın belediye başkanı Vadim, Kolya’nın dükkanını, evi ve arazisiyle birlikte satın almayı teklif eder. Ancak doğduğu yerden kopmayı istemeyen Kolya teklifi reddedince, hukuku kendine yontan dev mekanizmasıyla devlet canavarına karşı mücadele etmek zorunda kalacaktır.

MOMMY

Daha önce burada bahsettiğimiz Mommy, severek takip ettiğimiz yönetmen Xavier Dolan’ın filmi. Yönetmenliğini, senaryosunu, kurgusunu ve hatta kostüm tasarımını Dolan’ın üstlendiği film, bazen şiddete meyilli bazense fazla sevecen sorunlu ergen oğlu Steve’i tek başına büyütmeye çalışan dul anne Diane’ın hikayesini anlatıyor. Komşuları olan Kyla bir gün hayatlarına girince, hem annenin hem de oğlun hayatları değişiyor. Uyguladığı 1:1 ekran oranı ve müzik, renk ve kurgu seçimleriyle Xavier Dolan’ın bu son filmi, birçok eleştirmen tarafından en iyi ve en olgun yapıtı olarak görüldü, jüri başkanı Jane Campion tarafından “o gerçekten dahi, filme bayıldım” sözleriyle övüldü.

BEYAZ TANRI / WHITE GOD

Kornel Mundruczo’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun metrajı, alışılmadık bir insan-köpek macerası ya da vahşi bir devrim filmi olmakla beraber aynı zamanda ebedi bir dostluğu da anlatıyor. Filmin anti-kahramanı (kahverengi, kırma bir köpek olan) Hagen. Sahipleri onu sokağa attıktan sonra, 13 yaşındaki Lili dışında karşılaştığı tüm insanlarsa Hagen’ın ya düşmanı ya da ona zorluk çıkarıyorlar. Hagen şiddete ve saldırganlığa kayarken, kentteki bütün köpekler vahşi bir isyan çıkarmaktadır.

Detaylı bilgi için Filmekimi’nin resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.