Türkiye’nin ilk piyanist şantörlerinden İlham Gencer ve jazz müziğin öncülerinden, plaklarıyla büyüdüğümüz Ayten Alpman’ın kızı, Ayşe Gencer bu haftaki Sendromsuzlar konuğumuz. Bir Jazz sanatçısı olan Ayşe Hanım’ı dinlerken en az kendisi kadar naif müziğinde kaybolmak isteyebilirsiniz…

Sanatçı bir aileden geliyorsunuz. Müzik ve özellikle jazz müzik ile olan ilişkiniz ne zaman ve nasıl başladı?

Müzisyen bir ailenin kızı olarak dünyaya geldiğim için müzikle ilişkim doğal olarak başladı :) Babaannem piyano öğretmeni idi. İlk dersleri ondan almaya başlamıştık abim İlhan ile birlikte. Ben daha çok şarkı söylemeye meraklı idim ve klasik olucak ama herhangi bir objeyi mikrofon olarak kullanıyordum ve ilk okulda doğum günlerin de hep ben şarkı söylüyor olurdum… Seneler müzikle dolu geçti ve 18 yaşımda TRT nin açtığı bir vokal yarışmasında ilk 3’e girerek ve akabinde Galata Kulesi’nde ilk kez profesyonel müzik hayatıma adım atmış oldum.

Müziğin içinize işlediğini ve artık sizin için müziksiz bir hayatın mümkün olmadığını nasıl farkettiniz?

30 senedir çeşitli jazz clup’larda ve festivallerde yer alıyorum. Başka bir meslek düşünemiyorum. Kendimi bildim bileli müzik var ve gerçekten bu bir yaşam biçimi.

Eşiniz İmer Bey ile çok uyumlu bir ikilisiniz. Beraber sahne almanın yalnız sanhe almaktan sizin için farkı nedir?

İmer’le beraber sahnede olmak büyük bir konfor benim için. O solo çaldığı zaman müzik devleşiyor benim ruhum da… Daha hissederek söylüyorum… Yaşantımızın her anı gibi müziği de paylaşmak muhteşem bir duygu…

Anneniz Ayten Alpman ve babanız İlham Gencer gibi çok değerli sanatçılarımızın evladı olarak hangisinin müziğine kendinizi uslüp anlamında daha yakın hissediyorsunuz?

Hayatımın büyük bir bölümünü annemle geçirdim ve haliyle ondan etkilendim ilk olarak. Annemin içindeki Swing olağanüstü idi. Onu dinlerken tüylerim ürperirdi, keza babamı da dinlerken… İkisi de gerçekten büyük sanatçılar.

En unutamadığınız sahne anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Galata Kulesi’nde ilk sahneye çıktığım gece o kadar heyecenlı idimki parçanın sözlerini unuttum ve sonuna kadar lay lay diye söyledim. Turist dolu idi mekan ve çok alkış almıştım. (Üzülmüşlerdir halime heralde.) Unutmam mümkün değil o geceyi…

Şu anda nelerle meşgul Ayşe Gencer? Hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?

2011 yılın da But Beautiful adlı albümüm çıkmıştı… Şimdilerde yeni albüm çalışmaları var, parçalar seçiyoruz. Sevgili müzisyen arkadaşımız Ozan Musluoğlunun 10 vokalistten oluşan cd’sinde bir parça söyledim. Benim için ayrıcalığı var çünkü Türkçe bir parça… Onun heyecanını yaşıyorum. Konserler devam ediyor.

Favori jazz sanatçınız kimdir? Kimi dinlememizi tavsiye edersiniz?

Favori Jazz şarkıcım Sarah Vaughan’dır. Her seçtiğim jazz standartını önce ondan dinlerim. Beni çok etkiler…

Bizi tanıştırmak istediğiniz biri ya da birileri var mı?

Jazz dinleyicileri yakından tanırlar muhakkak; Sibel Köse ve Elif Çağlar Muslu ‘yu sizlerle tanıştırmak isterim eğer hala tanışmadıysanız…

Çok Teşekkürler!

Teşekkürler.. Sevgiler…

Ayşe Gencer