90’lı yılların en konuşulan yönetmenlerinden David Fincher, birçoğumuzun ilk vurulduğu filmlerine imza attı. 80’lerin sonunda doğup, 90’ların başında izlediğini anlayacak yaşa gelebilmiş birçoğumuzun sayacağı filmler rasında mutlaka David Fincher filmlerinin geçiyor olması sadece bir tesadüften ibaret değil. Alien 3, Panic Room, Seven ve Fight Club klasikleri henüz en sevdiğimiz filmler listemizden silinmemişken 2000’li yıllarda bu filmlere The Curous Case of Benjamin Button, The Girl with The Dragon Tatoo, The Social Network ve son olarak 10 Ekim’de vizyona giren Gone Girl de eklenmiş oldu.

Gone Girl’ün Fincher’ın en iyi filmi olduğunu söyleyenlere yönetmenin eski filmlerini bir daha hatırlatmakta fayda var. Söz konusu Fincher ve filmleri olunca seçim yapmak elbette zorlaşıyor. David Fincher’ın Gillian Flynn’in çok satan romanından sinemaya uyarladığı Gone Girl, kaybolan karısının ardından medyada hedef tahtası haline gelen bir adamın hikayesini anlatıyor. Filmin zengin kadrosunda Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris ve Tyler Perry de yer alıyor. Rosamund Pike’nin çok konuşulacak performansı ve ödül üstüne ödül kazanacağı aşikar olan bu filmi, izlememe lüksümüz yok.