Elif Çağlar… Muhteşem bir yetenek ve naif bir kişilik. Bir Türk olarak dinlerken gurur duyduğumuz bir ses… Elif Hanım’ın 2. albümü için yardım çağrısına siz de kulak verin. Türkiye’de caz müziğe olan desteği arttırmak hepimizin elinde.

Birçok okuyucumuz sizi severek takip ediyor. Harika sesi olan bir caz sanatçısı olmanız dışında sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? 

Çok sevdiğim bir eşim ve ailem, uzun yıllardır yolların bile kalplerimizi hiç ayıramadığı dostlarım var. Bunlar dışında en büyük sevgim müzik. Boş zamanlarımda hala öğrenmeye çalışır, mesela yaptığımdan farklı bir müzik konusunu hobi olarak incelemeye alırım. Hobim de yine müzik yani, sanırım bu açıdan sıkıcı bir insanım çoğu kişiye göre. Gülmeyi çok severim. Kötü gün dostundan çok, benimle gülecek, mutlulukları, başarıları içtenlikle paylaşacak insanlarla vakit geçirmek isterim. Bencillik, karamsarlık, kıskançlık, iletişimsizlik…tahammül edemediğim şeyler.

Bu kadar güzel ve farklı bir sesiniz/gırtlağınız olduğunu ilk kez kim keşfeti?

Aslında ilk keşfedenler ortaokul arkadaşlarım diyebilirim. Yakın dostum Ayşegül ‘Okul orkestrasına girmelisin.’ diye aylarca beni yüreklendiren ilk kişidir. Seçmelere katıldıktan sonra da orkestrada bulunan bir diğer yakın dostum Pınar’ın desteği büyük.

Jazz müziğe yöneliminiz ne zaman ve nasıl başladı?



Ben her tarz müziğin hayranı oldum her dönem ama caz 11 yaşımda hiç belli etmeden giriverdi hayatıma. Babamın getirdiği bir swing albümüyle…

Bir kadın sanatçı olarak sahne almanın veya Türkiye’de müzik yapmanın sizce zorlukları neler?



Kadın sanatçı olmayı geçtim, kadın olmak zor ülkemizde. Müzikal olarak, popülerlik yarışında kendini kaybetmeden sadece içinden gelen müziği yapan bütün müzisyenler için her şey zor. Konser alanı az, imkanlar az, albüm satışı az, bağımsız müziği destekleyen plak şirketi az… Yolu kendi tırnağınızla kazımak zorundasınız.

Müziğin içinize işlediğini ve artık sizin için müziksiz bir hayatın mümkün olmadığını nasıl farkettiniz?



O istek kendimi bildim bileli oradaydı, küçüktüm çok. Sürekli evdeki küçük orgumla oynuyor, şarkı söylüyordum odamda saatlerce. Ama yetenekli miyim değil miyim bilmiyordum. Ne zaman ki lisede okul orkestrasında onaylandım, o zaman “tamam” dedim, “hayal görmüyorum, şarkı söylemeye devam edebilirim.”

Performanslarınızda adeta kendinizden geçiyorsunuz ve dinleyenleri de kendinden geçirtiyorsunuz. Nasıl bir his sahnede olmak ve tüm gözlerin size bakması?



Çok teşekkürler öncelikle. Ben çekingen bir insanım, bir şarkı taslağını yaptığımda en yakın dostuma dinleteceksem bile bin bir açıklama yaparım önden. Sahneye çıkmak o yüzden yapıma göre çılgınlık aslında. Ama şarkı söylemek, sığındığım en güvenli liman. Şarkıya başlayınca, o şarkının hikayesi neyse, kalan tek his o.



İkinci albümünüz ile ilgili yaptığınız çağrıya rastladık. Bize biraz jazz sektöründeki imkansızlıklardan ve zorluklardan bahseder misiniz?



Finansal destek yok, caz farkındalığı arttırmak için bakanlık desteği yok, yerli müzisyen odaklı yeterli sayıda festival yok, çalmak için kulüp yok, albüm basmak için şirket yok, yurt dışı seviyesinde caz eğitimi veren bir üniversite bölümü yok, İstanbul’da öyle bir bölüm de yok hatta… Herkes kendi elinden ne geliyorsa bir şeyler yapmaya çalışıyor. Sadece sevgiden. Yoksa hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değil.

Bu konuda neler yapılabilir?



Birleşmesi lazım müzisyenlerin. Her mekana cazı sokmaya çalışmak, alternatif sahneler yaratmak ve mekanlarla yapılan konser şartlarını iyileştirmek lazım. Yapabilen herkesin, plak şirketini kurmasını da öneririm. Biz bu yola sadece eşimle çıktık, kimse elimizden tutmadı ama elinizi taşın altına koymadan bir şeyleri değiştiremezsiniz. Albümüm için başlattığım crowdfunding projesi de, bir nevi imece aslında, uzak değil kültürümüze. Bu sistem yaygınlaşmalı.



Şimdiye kadar nerelerde sahne aldınız?



Çok! Hepsini saymam mümkün değil ama websitemdeki biyografi kısmında bulabilirsiniz :)



En unutamadığınız sahne anınızı bizimle paylaşır mısınız?



İlk kez “Say Where You’re at” şarkısını, dinleyici söylediğinde. Ben sustum, gözlerim doldu çünkü.

..

Şu anda hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?

2. albüm öncelikli odak noktam. O çıkarsa, hemen ardından elektronik bir EP geliyor, FOURinthePOCKET albümüne hazırlanıyoruz ve 3. farklı bir projenin şarkıları hazır, sabırsızlanıyorum onun üzerinde çalışmak için.



Favori jazz sanatçınız kimdir? Kimi dinlememizi tavsiye edersiniz?



Benim için her şeyi başlatan kadın Ella Fitzgerald. Daha modern temsilcilerdense, Vijay Iyer, Jason Moran, Mark Guiliana, Dianne Reeves, Cassandra Wilson tavsiye ederim.

Bizi tanıştırmak istediğiniz biri ya da birileri var mı?



Caz vokalisti Randy Esen. Bu sene yeniden konserlere başladı, uzun bir süre performans yapmadığı için caz severler kaçırmış olabilir. Bundan sonra takipte kalmalarını öneririm, dünya çapında bir isim.

Teşekkürler.

Facebook

Twitter

Website

 Elif Hanım’a destek olmak için tıklayın.