29 Kasım‘a kadar, Arnavutköy Art Gallery‘de Kaygılar adlı sergisini ziyaret edebileceğiniz ünlü ressam / akademisyen Aygun Tuğay ile son sergisi, eserleri ve sanat hayatı üzerine çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimize geçmeden önce sanatöının kendi sözleri ile Kaygılar / Anxieties sergisinin ön sözünü aktaralım:

KAYGILAR – ANXIETIES  Anksiyete (anxiety); kaygı; hayatın akışına ve gidişatına güven duymamak olarak tanımlanıyor. Bu bilimsel tanımı, ama bir de yaşamsal tanımı var ki o hepimizin önünde-arkasında-yanında ya da içinde yer almakta. Yaşamın farklı zamanlarında ve farklı yerlerinde kaygılar da bize eşlik ediyor. Yürürken, koşarken, düşünürken hep yanımızda varlar bence. Öyle ki beynimizin bir lobunda da var gibi. Altıncı his dediklerimizin belki de ta kendisi olabilir. Buna “korkular” demiyorum; az biraz öncesi oluyor ki ona da  “kaygılar” diyorum bu kez.  Bu sergideki değişik zamanlarda yapılmış olan resimlerimin her birinde bu “kaygı” yer almakta. O nedenle de, farklı tarihlerde yapılmış resimlerden örnekler aldım görülmesi için. Resimlerimin ana süjesi hep insan ve doğal olarak onunla var olan kaygı. O kaygıyı gözlerde, duruşlarda ve kadraj içinde göreceksiniz. Ben hiç kaygı duymam diyen güzel insan, bir çiçeği koklamadan önce bir de göz atar ona, bir engel ya da bir arı varlığının kaygısı ile. Şemsiyesini yanında götürür ya yağarsa diye. Kuantum düşüncesi ve inancı ile “bana bir şey olmaz o nedenle kaygım da yoktur” da denilebilir. Buna da saygı duyar ve inanırım. Ama bence bu inanış biçimi, kaygının olmadığını değil o kişinin beraberinde kaygıyı taşımadığını gösterir. Kaygılar aynalardaki gerçekler. Göremiyor olsak da varlar ne yazık ki. Kaygısız günlerde yaşamak dileği ile.

Aygun Tuğay kısaca kimdir?

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Süsleme Sanatları Bölümü’nden 1968-1969 döneminde “pekiyi” derece ile “Yüksek Lisans” diploması aldı. 1972 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde  “Asistan” olarak göreve başladı. 1978 yılında verdiği (…Sanatçının Rolü) başlıklı tezi ile “Doktora Karşılığı Sanatta Yeterlik” diploması alarak, (…Çağdaş Tasarımcı) başlıklı tezi ile de 1981 yılında “Doçent” oldu. 1989 yılında (…Baskı Uygulamalarında Minimum Uygulama Alanları ve Pratik Yöntemler) başlığı ile gösterdiği eser çalışması ve kitabı ile de “Profesör” unvanına sahip oldu.  Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde; şimdiki adı olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde “TASARIM” dersleri vermiş; “Baskı Teknikleri”, “Proje Danışmanlıkları”, “Yüksek Lisans ve Sanatta Yeterlik Danışmanlıkları”, “Tez Jüri Üyelikleri”, “Diploma Jüri Üyelikler” “Sempozyum ve Konferans Katılımları” gibi Öğretim Üyeliğinin gerektirdiği görevlerde bulunmuştur. “Tekstil Tasarımı Ana Sanat Dalı Başkanlığı”, “Giysi Sanat Dalı Başkanlığı”, “Tekstil Bölümü Başkanlığı”, “Fakülte Kurulu ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyelikleri”, “Soruşturma Kurulu Üyelikleri ve Başkanlığı”, “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Kurulu MSÜ Temsilciliği”, “MSÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığı” gibi idari görevler yapmıştır. 2005 yılında MSGSÜ 32 yıllık hocalığından kendi isteği ile emekliliğini almıştır. Halen, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümünde tam zamanlı Öğretim Üyesi olarak “Modelden Çizim” dersini vermekte ve resim çalışmalarına da devam etmektedir. Uluslararası 22 yarışmaya ve 9 sergiye; ulusal 11 yarışmaya ve 16 sergiye katılarak “karikatür” dalında 7 ödül almıştır.

AygunTuğay02

Tiyatroda realizatör olarak çalışmaktan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde tekstil kürsüsüne, Beykent Üniversitesi’nde Moda Tasarım’dan, gazete ve dergilerde karikatüristliğe kadar çok zengin akademik ve sanat geçmişiniz var. Bu yolculuğu bize kısaca özetler misiniz?

Beni bugüne getiren yolculuk aslında hiçbir zaman sanat kulvarından yola çıkmış değil. Devlet Tiyatrosu’nda tiyatro dekorları yaparken son derece mutluydum. Çünkü yaptığım dekorların halka açık olması, onların ilgisi ve çok değer verdiğim sanatçıların o dekoru kullanarak oyun sergiliyor olması bana çok haz veriyordu. Aslında ben tiyatroda kalmayı düşünüyordum, hiç öğretim üyesi olmayı düşünmedim. Bir yandan realizatörlük, bir yandan da resim yapıyordum. Ama Kültür Sarayı’nda o zaman yangın meydana gelince bütün düzenimiz bozuldu. Sonra akademiden çağırdılar beni, çünkü öğrencilik dönemimde çok iyi bir öğrenciydim. Asistan olarak bize gelir misin? diye sordular ben de kabul ettim. Öyle başladı. Yoksa benim akademisyen olmak gibi bir hâyâlim asla yoktu.

Çalışmalarınızda farklı disiplinler üzerine olan eğitiminizi ve tecrübenizi kullanıyor musunuz?

Tabii. Bir defa tekstil üzerine yoğunlaşmakla birlikte moda tasarımcısıyım ben. Moda Tasarımı hocasıyım. O açıdan vermiş olduğum derslerde de illustrasyon üzerine eğitim veriyorum. İnsan figürünü çok iyi bilir ve çok sık kullanırım. Zaten şimdi bizim bölümümüzde bu dersleri okumuyorlar fakat bizim dönemimizde bir sene kas, bir sene iskelet sistemi üzerine eğitim aldık biz. Bu nedenle anatomiyi çok iyi biliyorum. Onun üzerine kurgularımı oturtuyorum; bir figür yapacakken mutlaka anatomiyi gözetiyorum. Eğer figürü bozarsam ve illustrasyona dahil edersem deformasyonu bilinçli gerçekleştiriyorum. Bu gerçekten çok önemli. O nedenle tüm ressamların, heykeltraşların, sanatçıların ilk önce klasiği öğrenerek özünü bilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Klasiği doğru yaptıktan sonra, soyuta geçebilirler.

Zaten eserlerinize baktığımızda çoğunun ortak paydası formlar, figürler ve renkler. 

Evet renkler… Renkeri çok seviyorum. Muhtemelen mesleğimin, moda ve teksil üzerine olmasından belki de iç dünyamdan kaynaklanıyor. Çünkü ben küçükten beri çizgi romanları çok severdim. Walt Disney’in hayranıydım. Yani şu konuma gelmeyip de Walt Disney’in atölyesinde bir ressam olmayı tercih ederdim. O nedenle Almanya’ya bir çok renkli, resimli romanlar ve çocuklar için çizgi romanlar yaptım. O nedenle işlerimde oradan gelen bir canlılık var.

Serginiz hakkında bize neler söylemek istersiniz?

Serginin adı Kaygılar. Daha önce Kaygılar I’i Alaçatı’da açmıştım. Bu Kaygılar II. Orada olmayan bazı işlerim de burada sergileniyor. Hepsinin tarihleri farklı; yani 2010’dan bu seneye kadar farklı tarihlerden, farklı işler var. Hepsini özenle seçerek bir araya getirdim ki hepsinde kaygıların olduğunu gösterebilmek için. Yani benim kaygılarım yalnızca bu sene başlamadı, hep vardı. O nedenle farklı serpiştirmeler yaptım.

Bildiğimiz kadarıyla aktif olarak resim alanında eser vermeye 2009’da başladınız, değil mi?

Evet, 2009’da başladım. Daha önce de yapıyordum fakat profesyonel anlamda değildi. Sipariş üzerine, özel istek üzerine yapıyordum fakat kendimi “ressam” olarak adlandırmıyordum. Zaten aslına bakarsanız ben ressamdan çok bir illustratörüm; yani resimlerim illustrasyon ağırlıklı. Böyle olmasını tercih ediyorum çünkü daha çok seviyorum.

Son olarak genç sanatçılara ve bu yola baş koymuş gençlere başucu tavsiyesi olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Var tabii. Bir kere sanatı gerçekten çok sevsinler, bu işe sevgi dışında bir motivasyonla yaklaşılmıyor. Her zaman söylerim, yapmış olduğunuz mesleği severseniz anca çok iyi yerlere varabilirsiniz. Özellikle sanat çok sevilmeyi gerektiriyor; bale için, edebiyat için, müzik için, tüm dalları için son derece geçerli. Önce sevsinler, sonra da bu süreçte hazımlı olmayı öğrensinler. Eleştirilere hazırlıklı olsunlar, kabul etsinler. Çünkü ne olursa olsun mutlaka eleştiriden korkar gençler fakat aslında eleştiri almak, gerçek anlamda ilerlemeyi sağlar. Yani ben yaptığım bir resmi 10 yıl sonra hala çok beğeniyorsam 10 yıl öncede kalmışım demektir.

Pekiyi, sizce Türkiye’de eleştiri kültürü yeterince gelişti mi?

Hayır. Malesef hayır. Hiç bu konuyla ilgisi olmayan, bu konuya vakıf olarak yetişmeyen hatta tabir-i caizse iki çizgiyi bir araya getiremeyenler büyük eleştirmenler olarak karşımıza çıkıyor. Ben buna son derece karşıyım tabii ama sessiz kalmayı tercih ediyorum. Zaten üretimle ve sanatla en güzel cevap verilir diye düşünüyorum.

Sevgili Aygun Tuğay’a sergi açılışında bize zaman ayırdığı ve sorularımızı cevapladığı için teşekkür ediyoruz. 29 Kasım’a kadar mutlaka Arnavutköy Art Gallery’e giderek bu başarılı sergiye vakit ayırmanızı tavsiye ederiz.

Sanatçının Web Sitesi | Sergi Hakkında Bilgi