Çilek Seven Kadın

Çilek Seven Kadın isimli çalışması, Cemal Reşit Rey’de Dyo tarafından düzenlenen resim yarışmasında sansüre takılan ve eseri sergilenmeye hak kazandığı halde sergi dışı bırakılan Metin Çelik’i daha yakından tanımak istedik.

Kimdir Metin Çelik? Neler yapar nasıl yaşar?

Uzun zamandır atölyesinde resimler yapan sıradan bir adam aslında. Resim yaparken Dengbej müziği dinleyen, dostlarıyla atölye sohbetleri düzenleyen, biraz sinema az bir şiir, şu sıralar Mimar Sinan Güzel Sanatlarda yüksek lisans yapan biriyim işte…

Çilek Seven Kadın isimli çalışmanızı çok sevdik? Neydi size ilham veren?

Sırtında çilek yarası bir kadın figürü ile başladı herşey. Vücuttaki her çilek bir temsil aslında. Kadına dair olan herşey; bunun içinde egemen erk’in kadına dayattığı roller var. Resmim bu doğrusalda başladı ve sonrası estetik değerler olarak gelişti.Kompozisyonu, rengi, resimsel elamanları açısından üzerinde yoğun zaman harcadığım bir resimdi, biraz da yordu beni. Fakat sonucunda çok memnun kaldığım bir iş ortaya çıktı. Herkes gibi ben de sevdim.

Cemal Reşit Rey’deki sergide eserinizin sansürlenerek gösterimden çıkarılması hakkında neler hissediyorsunuz?

İlk başta büyük bir şok yaşadım. Böyle bir sansürle karşılaşacağımı tahmin etmiyordum açıkası. Fakat juri aşamasında resimle ilgili çıkan olaylardan da haberdardım. Juride yer alan hocam Aydın Ayan’dan edindiğim bilgiye gore, resim ödül safhasına kadar geliyor ve tam da burda DYO’nun yetkili kişileri duruma müdahale edip, resmin çıplaklığının kendilerini zor duruma düşüreceğini dile getirerek, iktidarla ters düşmemek adına resmin ödül almasını engelliyorlar. Bu aşamada juriden üç kişi yaşanan bu tartışma dolayısıyla üyelikten çekiliyor. Bütün bu olanları bilerek sergiye gittim ve karşılaştığım manzarada resmim malesef yoktu. Açılış günü yaşanan bu sansür olayı onlar için çok basit görünüyordu ve hiç ciddiye alınmadı. Ben de bu durumu sosyal medya üzerinden yazdığım bir kaç satırlık bir yazı ile paylaştım. Film burda koptu zaten.

Bu konu ile ilgili olumlu olumsuz nasıl tepkiler aldınız çevrenizden? 

Facebooktaki o küçük paylaşımdan sonra inanılmaz bir destek almaya başladım. Açıkçası bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordum. O gece yüzlerce insan ÇİLEK SEVEN KADIN resmini profilinde paylaşmaya başladı. Herkes bu sansüre karşı birlik olmuştu. Sosyal medyada yayılan bu haber basında da yankı bulmaya başlayınca sergiyi organize eden kuruluşa büyük tepkiler gelmeye başladı. Bazı sanatçılar resimlerini çekeceklerini söyledi, Kamusal Alan Labrotuarı adlı insiyatifin önemli bir desteği oldu. Sanatatak sitesi bunu ilk başta sayfasına taşıyarak büyük bir destek Verdi. Olumsuz herhangi bir tepki almadım yani. Çünkü yapılan bu sansürün özelde bana, ama aslında bütün bir toplumu kapsadığı çok çabuk görüldü.

Bundan sonraki proje ve planlarınız neler?

Şuan herhangi bir planım yok. Yeni başladığım bir resim var, onu iyi bir şekilde bitirmek istiyorum o kadar. O zihniyet korkmasın bu defa meme yok…:)

Çilek Seven Kadın isimli eserinizi başka bir ülkede sergilemeyi düşünüyor musunuz?

Şuan atölyemde duvarımda, böyle mutluyuz.

Bu olay yaratıcılığınızı veya sanatınızı nasıl etkiledi? Modunuzu kaçırdı mı yoksa aksine daha da mı motive oldunuz?

Bu gibi olayların resmime hiç bir şekilde negatif etkisi olamaz. Üzerime düşen görev ne ise onu yapmaya çalıştım. Zaten bütün bu olanları da ‘sansür’ üst başlığıyla görmeli ve ona gore bir karşı duruş sergilenmeli. Yapmış olduğum resmin bile pek önemi yok. Taytdı, belgeseldi, konserdi derken bugün bir resmin memesi olayın öznesi oldu. Ama yarın işin öznesi değişebilir. O yüzden sürekli bir motivasyon şart.

Bize işlerini beğendiğiniz favori sanatçılardan keşfetmemiz üzere kimleri tavsiye edersiniz?

Erol Eskici ve Ahmet Doğu İpek hem çok yakın iki dostum, hem de çok iyi sanatçılardır. İşlerini çok severek takip ederim. Ayrıca Ali Elmacı’yı öneririm, keza şuan bir sergisi var ki muhteşem.

Son olarak Türkiye şartlarında sanat yapmaya çalışan sizin gibi gençlere bir tavsiyeniz var mı?

Şuan o tavsiyeyi yapacak yetkinlikte sayılmam…

Facebook