Müziğinden tutun da Vesvese ve Analog Kültür gibi oluşumlarına kadar her işini severek takip ettiğimiz Kaan Düzarat ile konuştuk.

Müziğe olan ilginiz, müzikle olan bağınız nasıl başladı ve gelişti?

Müzikle ilgim küçük yaşlarda başladı. Dayımın bana gitarını hediye etmesi körükledi diyebilirim. Öncesinde piyano dersleri alıyordum ama gitarla birlikte okulda grup müziği yapmaya da başladım ortaokul yıllarında. Aynı dönem radyoculuk maceram başladı 1994’te. Dinleyici ve programcı olarak geliştirdim kendimi. O dönem Eskişehir’in iki rock programından birini hazırlıyorduy Can Ercebe ile. Aynı grupta çalıyorduk Can’la. O davul, ben lead gitar… Arkasından ben elektronik müzikle haşır neşir olmaya başladım, yaşım tutmadığı halde klüplerde çalmaya, miks teknikleri öğrenmeye heveslendim. 1998’de İngiltere’de okurken plak toplamaya başladım. Sonra durdum bir dönem, sadece dinledim. 2003’te Dinamo’nun yayın hayatına başlamasıyla ben de tekrar müziğin içinde buldum kendimi. Orası bir okul oldu bana. Çok şey öğrendim, çok dost edindim. DJ’lik, programcılık, teknik masa, jingle prodüksiyonları derken 2005’te Ömer Özyılmazel’le (Flatliners, King Fifi) birlikte kendi stüdyomuzu kurmaya karar verdik. Aynı sene Bilgi Sosyoloji’yi bırakıp Bilgi Müzik’e girmeye karar verdim. Çok değerli hocalarla çalışma fırsatım oldu. Hiçbir zaman iyi bir öğrenci olmadım, çok devamsızdım ama alabileceğim kadarını almaya çalıştım.

Boiler Room performansınız çok sevildi. Genel olarak başarınızı neye bağlıyorsunuz?

Bu bir başarı mı bilmiyorum. Bazı müzikleri çalarak, editleyerek, insanlara alışık olduğunun dışında şeyler duyurabildim sanıyorum. Alışık olmadıkları ama içlerinde biryerde olan bir şeydi sanırım bu. Bir de bunu yaparken insanlar ne sever kaygısıyla yapmadım. Müzikte kendinize dürüst olmalısınız. Yoksa karşıya doğru geçmeyebilir.

Müzik, hayatınızda bu kadar ön planda olamsaydı hangi işi yapmak isterdiniz?

Marangoz ya da aşçı olmak isterdim.

Müzik zevkinizi ve en sevdiğiniz müzik tarzını nasıl tanımlarsınız?

Çok çeşitli müzikler dinliyorum. Dürüst olan müziği daha rahat hissedebiliyorum. Müziği türlere ayırmayı çok sevemedim ama sordunuz, söyleyeyim. Genelde Soul, Jazz, Türk Folk, şimdilerde Türk Sayk olarak da bilinen Anadolu Rock/Funk, Detroit House/Techno, Klasik, Bossa Nova.. Neredeyse her tür işte..

Sizi nerelerde dinleyebilme şansımız var?

Minimüzikhol, Wake Up Call, 1888, Babylon, Kiki’de diyebilirim… Bir de dönem dönem gerçekleşen festivallerde, yazın Bodrum, Çeşme’de gerçekleşen çeşitli etkinliklerde…

Vesvese’de bu aralar neler oluyor? Güncel projeler neler?

Vesvese bir plak şirketi olarak yola çıkmaya karar verdiğinde 2010’du. Zamanla eventler düzenleyen, beğendiği sanatçıları yurtdışından Türkiye’ye getiren bir şeye dönüştü. Bünyesinde bazı yerli isimler olan, podcast’ler de yayınlayan bir şey. En son geçen yaz Orange Date’leri, yani Çeşme ve İstanbul’da gerçekleşen Darkside konserlerini düzenledik. Bu yıl yine sürpriz isimler olacak çeşitli şehir ve mekanlarda gerçekleşecek etkinliklerde. Bu kış da geçen yıl olduğu gibi Minimüzikhol’de Vesvese’li Perşembe’lere devam edeceğiz. Yine bu yıl, aslında ana hedefimiz olan plak şirketini yerine getirmek ve müzik yayınlamak istiyoruz. FOC Edits olarak da editler yayınlamak istiyoruz.

Analog Kültür’ü çok seviyoruz. Nasıl ortaya çıktı, nasıl doğdu? Bizi neler bekliyor?

Stüdyomu taşımak için bir yer ararken burayı buldum ve plak dükkanı yapma fikri zaten kafamda olan bir şeydi ve buraya çok uydu. Şimdi hem stüdyo hem de plakçı olan bir yer Analog Kültür. Bunun yanında vintage ses sistemleri ve synth, drum machine, pedal gibi müzik aletleri bulmak da mümkün. Ama sadece satış odaklı bir yer değil burası. Bunun yanında etkinlikler düzenleyen, dinletiler, söyleşiler olacak, canlı video/audio streamlerin yapılacağı ve yakında online radyo kanalı olarak da hayata geçecek bir çatı Analog Kültür. Ayrıca burada RBMA Radio için Meze isminde bir radyo programı hazırlıyoruz. Aylık bir program. Bir yıl, 12 program geride kaldı. Türkiye’den her renkte konuklara yer veriyoruz. Kabus Kerim, Tektosag, Gaye Su Akyol, Bubituzak, Gantz gibi konuklarımız oldu, güzel sohbetler, bol müzik.

Bizi tanıştırmak istediğiniz, “Tanısanız seversiniz.” dediğiniz biri / birileri var mı?

Kozmonot’u tanısanız seversiniz. Bu isimle editler yayınlıyor bir süredir. Analog Kültür’de benimle beraber bir yandan. Bir de Kerem Akdağ var. Çok yetenekli bir müzisyen ve o da yaklaşık 4-5 yıldır stüdyoda birlikte çalıştığım ve kardeşim gibi sevdiğim bir arkadaşım. Olmadı Kaçarız tayfası, Partapart oluşumu.. Bunlar hep güzel şeyler. İstanbul’da sevdiğini sevdiği için yapan nadir hareketler. Ayrıca Tektosag’ı da mutlaka keşfedin.

Teşekkürler.

Soundcloud

Analog Kültür

Vesvese