Orçun Sünear: Sattas, umut, barış, kökler, rasta, güleryüz.

Bob Marley: “Could You Be Loved”

Yaşım altı ya da yedi; amcamın sarı bir BASF kasedi içerisinde rastladım bu şarkıya ilkin. Kim olduğunu sorduğumda, amcamın bana heyecanla bahsettiği adamın ileride yapacağım albümde çok çok etkin bir esin kaynağı olacağını bilmiyordum bile. Reggae müziğinin devi, bir o kadar uzak bir o kadar yakın… Şarkının sıcaklığı ve ritmi o kadar güzel gelmişti ki, sonunda başa alıp alıp dinlemekten kasedi bozmuş bile olabilirim.

Syl Johnson: “Is it Because I’m Black”

Soul müzikle tanıştıktan sonra Amerikalı bir dostum dinletmişti bu şarkıyı bana. “Ben de Cadillac kullanmak istiyorum” diyordu şarkının içerisinde. Harlem’de çıkan olaylarda 70’lerde bangır bangır bu şarkının çaldığını söylemişti dostum. Johnson’ın vokalindeki acı ile birlikte hayattan çıkardığı sonuç o kadar hüzünlü gelmişti ki bana… Şarkı sürekli döndürdüğüm playlistimde hâlâ mevcuttur.

Metallica: “One”

Bir aile dostumuzun oğlu Tolga Abi’yi unutmuyorum. “Heavy Metalciyim ben” diye etrafta dolaşmaya başladığım ortaokul yıllarımda “bunu dinlemelisin” demişti Tolga Abi. Parçayı ilk olarak bir dede ziyaretinden önce beni almaya gelecek halamları beklerken TRT3 Rock Market programında dinlemiş ve hemen “kuzenim Derya’ya dinletmeliyim , bu nedir” diye heyecanlanmıştım. “Davulcu olmak isteyen ben” özellikle ünlü double kick bölümünde kulağımda inliyordu.

Led Zeppelin: “Whole Lotta Love”

“Metalciyim ben, başka bir şey dinlemem” dönemlerimin ortasında, Bursa’da rockçı abiler “eyvallah metalcisin ama bak bu babalar var” demişti. Başta içimden ukalâlık yaptığımı hatırlıyor, şarkıyı ilk dinlediğimde ise suratıma yediğim tokadı hâlâ unutmuyorum. Ne güzel gelmişti bana, davulcu olmak isteyen bana Bonham’in o davulu… Ayrıca, kafamı biraz daha fazla açmam gerektiği gerçeğini hatırlatmıştı. Şarkının verdiği o büyük özgürlük hissi, özgürlük duygusu adına ilk hatırladığım vakadır.

Pink Floyd: “Echoes”

Ben küçücük çocukken amcamın sıkça dinlediği ve baştan sonra ezbere bildiğim bir albümdü; “The Wall”. Sonraları Floyd’a iyice daldığım dönemde “Meddle” albümü ile karşılaştım ve bu şarkı dönüp durdukça dakikalarca tavana baktığımı hatırlarım. Floyd’un bendeki yeri o kadar büyük ki, şarkı ayırmam oldukça zor. Tabii ki ve özellikle psikedelik dönemi , grubun Syd Barret’lı dönemi benim için apayrı ama bu inanılmaz albüm, bence bir rüya marşı şeklindeki bu şarkı; her dinleyişimde beni benden almıştır.

http://www.youtube.com/watch?v=aFOrFfORBxw&spfreload=10

Howlin’ Wolf: “Smokestack Lightning” 

Buradan Sarp Keskiner’e selamımı çakarım. Kesinlikle doğru demiş “Hayatımı kurtaran adam ve şarkı” diye… Blues söylemeye ya da söylemeye çalıştığım dönemde “budur” demiştim!

Creedence Clearwater Revival: “Born On The Bayou”

Bağıra bağıra söylemek istediğim şarkılardan… Özgürlük kokar ama bir huzursuzluğu da vardır şarkının, kendine has. İlk dinlediğimde bütün dengemi altüst etmişti.

Muddy Waters: “Got My Mojo Workin’”

Blues söylemeye çalıştığım yıllarda çok ama çok istemiştim bu parçayı söylemeyi. Mızıka alıp kendime sürekli çalışıtığımı hatırlıyorum fakat seslendirmek bugüne dek nasip olmadı. 2014’ün yazında Tuncer Tunceli Band ile sahne aldığımızda, şimdi buradan kocaman kocaman teşekkürlerimi ve sevgilerimi ileteceğim Tuncer Abi sayesinde, Yavuz Çetin’i anma konserinde bu rüyamı gerçekleştirme şansını buldum.

Marvin Gaye: “Inner City Blues”

Eğer bana sorsanız “hayatın ile ilgili bir video yapacağız, bir şarkı seç” diye kesinlikle bu şarkıyı seçerim. Soul müzik denilince tabii ki akla ilk gelen isimlerdendir, Marvin Gaye. Benim için de sisli, isli, trafikli, bol kornalı ve kalabalıklı bir şarkıdır ama bir o kadar da yalnızlık şarkısıdır.

Bob Marley: “Natural Mystic”

Tamam kabul ediyorum; iltimas geçtim Marley’e… Fakat “reggae denildiğinde aklına ilk gelen ve hattâ en sevdiğin Marley şarkısı nedir” diye sorsalar bana, cevabım kesinlikle “Natural Mystic”tir. Küçükken bir falcının annesine söylediği bir tanımlamadan yürümüş ve bu uyanıkken rüya gördüren şarkıyı yapmıştır Marley.