AHMET OZEL - ATOLYE  (15)

Ressam Ahmet Özel resim yapmanın, yaşama mutluluğunu renklerle gösteren, dünyevi hastalıkları, derin iç yaraları tedavi eden tılsımlı bir ilaç olduğunu düşünüyor. Galeri Bohem’de Nisan ayında sergilenecek olan ‘İç sesler’ adlı resim sergisinde görülen şaman, seremoniler serileri de bu içsel tedavinin ve kendini iyi, mutlu hissettiren süreçlerin resimleri.

Nisan ayında Galeri Bohem’de açılacak olan ‘İç sesler’ adlı sergiye hazırlanıyorsunuz. Bu serginin sizin için önemi nedir?

Bu sergi benim 23. kişisel sergim. Uzun yıllardır sürdürdüğüm ve varolma, yaratılmanın mucizesini kendi varlığımla sorguladığım sürecin en son aşaması. Yaradılışın başlangıcı olarak sembolize ettiğim ‘Göktaşları’ serisi sonrasında bu alanda resimle söz söylediğim sergilerimin benim için en anlamlı bölümlerinden biri bu sergi diyebilirim. ‘İç sesler’ adını verdiğim bu sergimde, bana ulaşan bilgi, duygu ve birikimlerin resim yoluyla ‘ses’ olup bana cevap verdiği bir süreci kutsuyor ve ona sahip çıkıyorum. Kendi bedenim ve inançlarım, vardığım noktadan huzuru arayan bir ufku resimliyorum bu sergide.
Bu serginin tüm kaynakları beni var eden her şey. Bireysel mitolojim, iç mucizeler, yolculuklar, edindiğim ve vazgeçmediğim değerler, yaşadıklarım ve bana yaşatılanlar, yani büyük bir farkındalıkla yaşadığım derin tanıklıklar, hayatın ta kendisi resmimin konusunu ve kaynaklarını oluşturuyor. Bu sergi, bir anlamda benim kendi hayat öykümün ve kaynaklarımın da bir özeti.

AHMET OZEL - ATOLYE  (4)

Sizin için atölye ne ifade ediyor?

Atölyenin bir üretim yeri olmasından daha derin bir anlamı var benim için. Beni var eden tüm kaynaklarımın, değerlerimin ortasında yaşıyorum. Derin anlam ve hatıraları olan objeleri etrafımda tutarak, onların enerjilerinden besleniyorum. Seyahatlerden toplanmış anı objeleri, annemin resmi, beni etkileyen söz ve sesler etrafımda benimle birlikte yaşıyorlar. Bazen onlarla konuşuyorum ve resmim için onlara danışıyorum. Sonrasında daha önce planlamadığım ve tüm varlığımla o anda hissettiğim duyguya yönelerek, resim yapma süreci başlıyor. Resim benim için tüm beni var eden kaynaklarımın ortak şarkısı içinde gerçekleşiyor. Onlar resmin içinde semboller, renkler, ışıklar halinde bir anda oluşuyor. Bu süreci atölyemin bana göre sihirli atmosferine borçluyum.

Sergi hazırlık sürecini nasıl yaşıyorsunuz? Sergi öncesinde atölyenize kapanıp günlerce resim yapmak şeklinde mi gelişiyor bu süreç?

Sergilerimin benim yaşadığım içsel yolculukların bir tanığı olmasını istiyorum. Bir sergi tarihi benim için, bu yolculuklarımı belgeleyeceğim, izleyiciyle paylaşacağım zamanın tarihi. Bu açıdan hem kendime, hem de izleyiciye yönelik bir sorumluluk anlayışıyla yaklaşıyorum sergilere. Katalog yapmak, orada bu serüveni anlatabilmek gayreti içinde oluyorum. Dış dünyadan, o dünyaya tekrar daha zengin ve donanımlı olarak dönmek için bir dönem kopuyorum. Yoğun bir üretim dönemim başlıyor. Bu dönemi ve üretim zenginliğini çok seviyorum. Tümüyle bir keyif ve mutluluk yolculuğu yapıyorum.

Ahmet Ozel

Atölyenizde çok değişik objeler, taşlar, fosiller var. Bu objeler sizin için ne ifade ediyor?

Ben bir anı toplayıcısıyım. Ama tüm yaptıklarım ve topladıklarım bana güzel bir geleceğin anahtarları oluyor. O açıdan içinde küçük küçük ama çok değerli hazinelerin olduğunu düşündüğüm yüzlerce obje etrafımda benimle birlikte yaşıyor. Mutfak ve onun ritüellerine olan inancım nedeniyle az denilmeyecek sayıda kahve, çay objelerim var. Mekanik mutfak malzemelerim, emaye eşyalar atölyemin her tarafında bulunuyor. Ayrıca özel güçleri, enerjileri olduğuna inandığım çok sayıda taş, seramik, nazar, hatıra eşyasını da görebilirsiniz atölyede. Tüm bunlardan bana büyük bir enerjinin ulaştığını hissediyorum. Onun için onlardan vazgeçemiyorum.

Kahve ve çay sunumları sosyal medyada takip ettiğimiz kadarıyla ilgimizi çekiyor. Bu sunum sizin için ne ifade ediyor?

En büyük mutluluğum, değerli anlarımı gerçek dost ve arkadaşlarımla paylaşmak. Onlara kahve yapmak, o kahveyi benim için önemli olan kaplarda sunmak çok önemli değerler, bir ritüel adeta. Kahve, çay ve onun paylaşılan seremonisi bir anlamda pozitif bir aura, enerji yaratmanın anahtarı. O açıdan ben bu seremonileri hayatımın bir parçası, bir değeri olarak görüyorum. Bu anları da paylaşmayı çok seviyorum. Atölyemde mutfak aletleri ve objeleri kadar, dünyanın değişik bölgelerinden gelen kahve ve çay çeşitleri de bulunuyor. Edindiğim yurtiçi ve yurtdışındaki dostlarım bu özelliğimi bildikleri için bana, kahve ve çay takımları ile birlikte çok çeşitli kahve ve çaylar getiriyorlar. Ben dostlarımla bu zenginlikleri keyifle yaşıyorum.

Ahmet Özel

Röportaj: Nur Eren

Fotoğraflar: Serkan Şentürk