Chanel, Alexander McQueen, Marc Jacobs, Banana Republic, Levi’s gibi markalar, bir süredir koleksiyonlarında ‘’sürdürülebilir modayı’’ ön plana çıkarıyor. Bu akım, moda sektöründe bugüne kadar benzeri görülmemiş değişimlere öncülük ediyor. Sektör, kendini bu yeni arayış çerçevesinde dönüştürüyor. Günden güne farklı alanlardan profesyoneller parmaklarını moda pastasına sokuyor. Sonuç: Dünyanın en önemli moda okullarından biri Parsons New School of Design’ın yeni dekanı modacı değil!

Vizyonuyla moda akademisine yeni bir yön vermesi beklenen Dekan Burak Çakmak’ın uzmanlık alanı sürdürülebilirlik. Atama, moda dünyasında yeni bir çağın habercisi olarak nitelendiriliyor. Üst yapıda temele yönelik böyle gelişmeler yaşanırken, sahada farklı alanlarda birbiri ardına geliştirilen tasarımlar ve sektörün bu tasarımlara gösterdiği ilgi, akımın ne kadar benimsendiğini ortaya koyuyor.

Son dönemde en çok ses getiren tasarımlardan biri, Türk asıllı bir stüdyodan geldi. New York Tasarım Haftası’nda tanıdığımız ve önümüzdeki günlerde adını Türkiye’de de sıklıkla duymamız olası olan bu stüdyonun adı UNDO Labs. Ekibin sıra dışı tasarımı ise bir bağcık projesi. Normal bağcıktan farkı ekolojik olarak üretilmesi ve mıktanıtslı tasarımıyla göreceli kullanım kolaylığı olan bu bağcıklar, herkese kendi karbon ayak izini sıfırlama şansı veriyor!

Ekip, çalışmalarını İstanbul ve New York merkezli yürütüyor. UNDO Labs’in kurucu ortağı Kerem Alper ve ürün tasarımcısı Bilge Nur Saltık ile New York’ta yeni ürünleri üzerine konuşma fırsatı bulduk.

UNDO bağcıkların herkese kendi karbon ayak izini sıfırlama şansı verdiğini söylüyorsunuz. Bu Türkiye’de birçok kişinin yabancı olduğu bir kavram. Karbon ayak izi ne demek açılayabilir misiniz?

Kerem Alper: Karbon ayak izi Amerika, Almanya ve İskandinavya ülkerinde gündemde olan ve tartışılan bir konu. Ne yazık ki Türkiye’de gündemimizi belirleyen başka meselelerimiz var. Yine de küresel ısınma nedeniyle yakın bir gelecekte karbon ayak izini konuşmak zorunda kalacağız.

Sorunuza geri dönecek olursam; satın aldığımız ürünlerle yayılmasına neden olduğumuz toplam karbondioksit miktarına verilen ad ‘’karbon ayak izi’’. Mesela Türkiye’de her birimizin karbon ayak izi 3.14 ton.

Karbon ayak izini bağcık tasarımı yaparak sıfırlama fikri nasıl ortaya çıktı?

K.A: Eğer bir konuyla ilgili değişim yaratmak istiyorsanız, bunu bireyden başlayarak yapmanız gerektiğine inanıyorum. UNDO’da tasarladığımız şey sadece bir bağcık değildi. Bireyin tüketim alışkanları üzerinden formu küçük ama etkisi büyük bir proje geliştirdik. Yola çıkış noktamız, her gün giydiğimiz spor ayakkabılar oldu. Bir çift spor ayakkabının atmosfere yaydığı karbondioksit miktarı yaklaşık 13.5 kilogram. Bu miktar 100 watt’lık bir ampül 1 hafta yandığı takdirde, o elektriğin üretimi için santrallerden salınan karbon miktarına eşit oluyor. Kısa vadede ayakkabının üretim metodlarını değiştirmek ya da kullanıcının spor ayakkabı yerine başka bir ürün tercih etmesini sağlamak neredeyse olanaksızdı. Biz de ayakkabıya bir yan ürün tasarlayarak yeni bir süreç geliştirmek istedik. Aslında sürece dahil olmak çok basit. Satın aldığınız her UNDO bağcıkla birlikte, ortalama bir ayakkabinin karbon ayak izini silecek kadar karbon kredisi de satın almış oluyorsunuz. Yani kullanıcının, tüketim alışkanlıkları nedeniyle yaydığı karbonu yeni bir tüketim aracıyla geri alması söz konusu. Projeye UNDO ismini de endüstrinin neden olduğu tahribatı ‘’geri alma’’ (undo) mantığı üzerine verdik. İleride farklı ürünlerin neden olduğı karbonu geri almaya yarayan yan ürünler de sunacağız; şu anda bu ürünler üzerinde çalışıyoruz.

UNDO bağcıklarına benzer, dünyada yapılmış başka projeler var mı?

K.A: Bugüne kadar sadece büyük şirketler karbon kredisi satın alıyordu. Karbon kredisini bire bir kullanıcıyla buluşturan ve bu manifesto üzerinden farkındalık yaratan ilk ürün UNDO.

UNDO Labs ekibinde kimler var tanıyabilir miyiz?

K.A: UNDO Labs’in üç ortağı bulunuyor. Sina Afra, Can Özinci ve ATÖLYE Labs ekibi.

Sina ve Can, Türkiye’nin ayakkabı bağcığı üretme kapasitesi açısından dünyada üçüncü sırada yer aldığını söylediğinde, ATÖLYE Labs olarak bu potansiyeli değerlendirebileceğimizi fark ettik. Ürünün tüm aşamalarında disiplinlerarası bir ekip olarak çalıştık.

UNDO’nun tasarım özelliklerinden ve tasarım sürecinde yaşadıklarınızdan bahsedebilir misiniz?

Bilge Nur Saltık: UNDO’nun tercih edilmesi için kullanıcı deneyiminde de bir yenilik yaratması gerekiyordu. Son ürünün çıkması 8 ayımızı aldı. O zamana kadar çok sayıda prototip ürettik, kullanıcılarla birebir deneyimleri üzerine çalıştık. Şu anda, bağcıkların 10 farklı renk seçeneği bulunuyor. Kıyafetinize göre kullanmak istediğiniz farklı renkteki UNDO bağcığı, ucundaki mıknatısı sayesinde birbirine bağlayarak rahatlıkla değiştirebiliyorsunuz. Uçları birleştirilen ve üç fiyonk görünümünde olan UNDO’lar, aynı zamanda ‘’kapalı devre’’ mantığından hareketle sürdürülebilir bir yaşam tarzını da sembolize ediyor.

Bağcıkları hangi platformlarda satışa sunmayı planlıyorsunuz?

B.N.S: UNDO’yu ilk olarak; New York’daki butik dükkanlarda satışa sunacağız. Sonra sırada San Francisco, Berlin ve Londra var. Aynı zamanda, online olarak da dünyanın her noktasından ulaşabileceksiniz.