Featured Posts

Onu Öldür, Beni Güldür / Ali Elmacı
“Onu Öldür, Beni Güldür” sergisindeki fantastik sahnelerde, bal yapan eşek arılarına, abaküse takılmış kurukafalara, bağırsak şeklindeki sarıklara ve gözünü izleyiciye dikmiş huzursuz çocuklara rastlıyoruz. Çekici olanla iticiyi, samimi olanla tehditkarı, doğalla yapayı, kutsalla kitsch'i bir arada seyrederken hangisine inanacağımızı şaşırıyoruz.
View Post
To top
29 Jul

Nostaljik Türk Sineması 7: Arabesk (1988)

Reji: Ertem Eğilmez

Oyuncular: Müjde Ar, Şener Şen, Uğur Yücel, Necati Bilgiç, Üstün Asutay

“Benim hayatım arabesk. Senin de, onların da, herkesinki arabesk. Arabeski yapanı da, arabeskten kaçanı da, alayımız arabesk yaşıyoruz. Çünkü biz ne kadar kaçsak da arabesk içimizde.” diyen Ertem Eğilmez’in “Vasiyet” filmi. Klasik Yeşilçam sinemasının klişeleşmiş trüklerini, kalıplarını abartılı bir yaklaşım içinde tiye alan, kimi yerde sorgulayan, bir başka deyişle “günah çıkartan bir melodi antolojisi”.

Hastalığı nedeniyle John Huston usta gibi bu son filmini, tekerlekli sandalyede yöneten Eğilmez, öyküsünü yüzlerce kez kullanılan bir “şablon üçlemesi” üzerine oturtmuş. Bir aşık çift ve onları ayırmak için aralarına giren bir kötü adam. Ağa kızı Müjde’yi babası, çocukluğundan beri birbirlerini tanıdıkları yanaşma oğlu Şener’e vermez. Aşıklar kaçarlar. Ama çocukluk arkadaşları Kaya her yerde peşlerindedir. Birbirlerine kavuşamayan aşıklar, yıllar sonra yaşlandıklarında melekler gibi kanatlanıp, el ele göklere uçarlarken yine karşılarında kıskanç, kötü adam Kaya’yı bulacaklardır. Türk sineması tarihinde, üstelik yerli film seyircisinin kendi ürünlerine sırt çevirdiği bir dönemde, soluk soluğa maç seyreder gibi izlenip bir milyarı aşan hasılatıyla rekor kıran popilist bir “kara güldürü” denemesi. 26. Antalya Festivali’nde (1988) “jüri özel ödülü” alan Eğilmez’in yerli sinemayı alaya alıp (kendini de dahil ettiği) seyirciyi sömürenleri teşhir etmesi, bazı meslektaşlarını rahatsız etmişti. Filmin tüm oyuncuları dört dörtlük bir oyun paslaşması içinde. Gazinocular Kralı Kabadayı Ekrem rolüyle, “Baba” daki Marlon Brando’yu taklit eden Uğur Yücel de özellikle anılmaya değer. Sonuç olarak derinliği olmayıp, yalnızca kaba çizgilerle geliştirilse de geçmişteki Yeşilçam sinemasına bir ayna tutması açısından kendi içinde önemli bir çalışma.

Kaynak: Agah Özgüç, Bilgi Yayınevi.

AYŞİN İLDEŞ

İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık bölümünden mezun olduktan sonra University of The Arts London ve Chelsea College’da iletişim ve medya üzerine eğitim aldı. Çeşitli yayınlarda yıllardır kültür-sanat, sinema, müzik, seyahat, dekorasyon ve gastronomi alanlarında editörlük yapmanın yanı sıra, markalara ve kişilere dijital iletişim danışmanlığı, yaratıcı içerik ve kurumsal blog yönetimi, kurumsal dergi yaptığı işlerden bazıları. Yazı İşleri Müdürü ve Kurumsal İletişim Sorumlusu olarak çalıştığı Büyük Kulüp'ten ayrıldıktan sonra Kurucu Ortağı olduğu Beyoğlu Creative'i hayata geçirdi. Yeni projeler tasarlamaya ve çeşitli platformlarda yazmaya devam ediyor.

No Comments

Leave a reply