Yunan yönetmen Alexandros Avranas’ın  yönettiği Miss Violence, ilk birkaç dakikası ile pozitif bir havada ilerlerken, elbette dakikalar geçtikçe isminin hakkını veriyor ve rahatsız edici psikolojik bir şiddet başlıyor. Fragmanından da görüldüğü gibi bir intihar sahnesiyle başlayan filmde sindirilmiş, korkmuş ve susmayı tercih etmiş aile bireylerinin tek tek yaşadığı fiziksel ama en çok da psikolojik şiddete tanık oluyoruz. Az mekan, az konuşma ve az ama öz hareketle geçen filmi izlerken insan “ya ben olsaydım?” demeden duramıyor. Konusu itibariyle bir başka Yunan yapımı olan Yorgos Lanthimos imzalı Dogtooth ile karşılaştırılan Miss Violence, istismarın bu kadarı da olmaz dedirtip, insanın midesini bulandıran sınırlarda geziyor. Özellikle ensest ve pedofili üzerine çekilmiş en sert filmlerden biri olan Miss Violence, bir kere daha dünyanın hiç de iyi bir yer olmadığını hatırlatıyor.