Henüz bu yıl kurulmuş olan The Lips Liquors, grup üyelerinin Çin, Fransa, ve Türkiye gibi farklı ülkelerde yaşadığı bir oluşum. Akademik eğitimlerine hala devam eden grup üyeleri ile ilk röportajlarını gerçekleştirdik.

The Lips Liquors son zamanlarda dinleyip de heyecanlandığımız nadir gruplardan biri oldu. Kısaca grubu ve ortaya çıkış hikayesini dinleyebilir miyiz?

Kaan & Theo: The Lips Liquors’a proje dememizin sebebi özünde geniş bir yakın dost topluluğu olmamızdır. Theo ve ben Pierre Loti Lisesi’nde sıra arkadaşıydık ve aynı müzik tarzına sahiptik. Haftasonları yakın dostlarımızla Kadıköy’de ki evde toplanır ve bir şeyler çalardık. O sıralarda Berkay adlı dostumuzun farklı bir grubu vardı ve bateristi bugünkü Lips Liquors’ın bateristi Yılmaz idi. Yılmaz ile samimi olduktan sonra bizden biri oldu. Lisenin son senelerinde 5-6 kişi toplanıp, kendimiz için eğlencesine stüdyoya girip, jam session’lar yapardık. Herkes farklı bir ülkeye üniversiteye gittikten sonra, yaz zamanlarında İstanbul’da geri buluşmalar olurdu. Bu sene ise Kadıköy’de ki evde takılırken “Neden ciddi bir grup kurmuyoruz?” fikri aklımıza geldi ve o sıralarda Deadcrush şarkısını söylerken kaydetmeye karar verdik. İlk cover’dan sonra tepkiler pozitif olunca ilk single için arayışa çıktık ve arada ikinci cover’ımız “Le Vent Nous Portera”yı yayınladık. “From Dust to Gold” çalışmaları sürerken Yılmaz basistimiz Furkan ile tanıştırdı ve grubumuza katıldı.

Aynı ülkedeyken bile organize olup istikrar sağlamak zorken, farklı ülkelerde yaşayıp organize olabilmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Yılmaz & Furkan: Türkiye’de müzisyenlerin buluşması için çok fazla platform mevcut, fakat grup olmak özel yeteneklerden çok arkadaşlık gerektiren bir durum. Daha önceden birçok grup denememiz oldu ve birçok ayrılık yaşadık. Sebebini özetleyecek olursak, tanımadığınız insanlarla birkaç buluşmada bir şeyler çıkartmaya çalışıyorsunuz, elbette eksikler, uyumsuzluk ve hatalar oluyor bu da grubu demoralize eden şeyler. İnsanlar birbirlerini tanımadığı için birbirlerine çok zaman da tanımıyor. Bizim bu grupla tanışma hikayemizin özünde müzik var. Lisedeki sınıf arkadaşımın gitar kursundaki arkadaşının sınıf arkadaşı Theo ve Kaan. İlk tanıdığımdan beri dört sene geçmesine rağmen Kaan’ın gitar çaldığını iki senedir biliyorum. Theo’nun da şarkı söylediğini geçen sene öğrendim mesela. Birlikte öyle hazırlıklı olarak çaldığımız belli bir parça olmadan eğlencesine gittiğimiz stüdyolarda yakaladık uyumu.Öncelikle arkadaşız, önemli olan birlikte yapılan şeylerden memnun olmak.

Sizi dinlediğimizde ilk düşündüğümüz “Yoksa yerli Arctic Monkeys’imize mi kavuştuk?” oldu. Özellikle Theo’da bir Alex Turner havası var desek yalan olmaz.

Theo & Kaan: Güzel bir iltifat bu, çok teşekkür ederiz gerçekten. Arctic Monkeys sevdiğimiz ve sıkça dinlediğimiz bir grup. Ama tabi bizim asıl amacımız Arctic Monkeys olmak değil de büyük harflerle The Lips Liquors olmak haha:)

Alex Turner’a gelirsek; bence muhteşem bir ses ve nadir bulunan bir sahne duruşuna sahip. İnsanların bu yakıştırmayı yapması gurur verici.

Söz ilham almaya gelmişken müziğinden etkilendiğiniz ve dinlerken bir gün biz de böyle çalsak keşke dediğiniz isimler kimler?

Kaan & Theo: Müziğinden etkilendiğimiz gruplar ve kişiler çeşitli; Led Zeppelin, The Doors, Jimi Hendrix, David Bowie, Pink Floyd, Radiohead, The Growlers, Arctic Monkeys, The Black Keys, Cem Karaca, Büyük Ev Ablukada…

“Keşke böyle çalsak” dediğimiz bir isim yok, çünkü biz kendi müziğimizi yaratma peşindeyiz, tabii ki eskilerden esinlenmiyoruz diyemeyiz, eşyanın tabiatına aykırı olur.

Rekabetin çok fazla olduğu müzik piyasasında birilerini tanımıyorsanız işiniz zor. Sıfırdan bir şeylere başlarken bu konuda ne düşündünüz ve sizi ne motive etti?

Kaan & Theo: Müzik piyasası yerine müzik endüstrisi demek daha doğru olur, çünkü dünya üzerinde sanat ve müzik yapmak için müzik yapanlar gün geçtikçe azalıyor veya değer görmüyor. Özünde kesinlike kendimizi eğlendirmek için başladık böyle bir projeye. Bizi motive eden, sevdiğimiz bir konu üzerinde yaratmaktı. Etrafımızda ki pozitif yorumlarla, yaptığımız müziği insanlara sunmak artık farklı bir motivasyonumuz oldu.

From Dust To Gold debut single’ınız henüz çıkmışken sıradaki plan ve projeleriniz neler?

Yılmaz & Furkan: Öncelikle müziğimizi ve kendimizi geliştirmek, üretkenliği yakalamak ve kendi seveceğimiz, içimize sinen işler çıkartmak olacaktır. Çünkü şu an Türkiye ‘de müziği severek yapan az grup var ama müzik yapan çok grup mevcut. “İnsanlar beğenir mi?” kaygısı gütmeden bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ve birbirimizle çalmayı seviyoruz. Bundan sonra arkadaşlarımızla aramızda mesafe olacağı için, beste ve enstrümental olarak kişisel gelişime zaman harcayacağız. Seneye albüm çıkartmayı hedefliyoruz.  Genel olarak indie, alternatif rock üzerinde yoğunlaşacağız. Fransızca, Çince, İspanyolca ve Türkçe olarak farklı dillerde beste planlarımız var. Şimdiden yapacaklarımız için heyecanlıyız.

Ufukta bir Türkiye konseri ya da canlı sahne vs. görecek miyiz?

Theo & Kaan: Kesinlikle canlı sahneler ve konserler en önde gelen amaçlarımızdan biri ve çok da sabırsısız bu konuda. Henüz yeni yeni piyasaya çıkmış bir grup olduğumuz için bazı şeylerin oluşması zaman alıyor. Single’ın da çıkmasıyla birlikte her şeyin hızlanacağını umuyoruz. Yakın bir zamanda seyirci karşısına çıkabileceğiz.

Keşke şurada çalsak dediğiniz bir yer vardır mutlaka. Öyle bir imkanınız olsa burası neresi olurdu?

Theo & Kaan: Hayalini kurduğumuz sahneler var tabii ki. Yurtdışı için Glastonburry Festivali’nin Pyramid Stage dediğimiz ana sahnesi, veya Paris’te ki Casino De Paris gibi büyük sahneler süslüyor hayallerimizi. Türkiye’de Rockn’Coke Festivali, ya da sahne olarak Küçükçiftlik Park gibi yerler ilgimizi çekiyor açıkçası. Daha küçük sahne söyleyecek olursak, Moda Sahnesi’nin falan bizdeki yeri ayrıdır.

Hangi aralıklarla tüm grup üyeleri bir araya gelecek veya uzaktan grup olmaya devam edecek misiniz ?

Kaan & Theo: Yaz ayları tekrar buluşup şarkı yazmayı planlıyoruz ve tabii arada cover yayınlamayı. Uzaktan cover yapıp, birlikteyken kendi müziğimizi yapmak daha doğru olur diye düşünüyoruz.

Bir dahaki İstanbul birleşmesi ne zaman olacak?

Kaan & Theo: Yaz sezonunda.

Çıktığınız bu yolda ulaşmak istediğiniz en top nokta nedir?

Theo & Kaan: Açıkçası müzikte varmak istediğimiz “en uç” diye adlandıracağımız bir nokta yok. Şu an sıradaki en büyük amacımız müzikle yaşayabilmek. Büyük sahneler, festivaller falan bizim için en büyük armağan, dolayısıyla belirli bir noktada durmayı da düşünmüyoruz.

Bol şans!

The Lips Liquors Instagram

The Lips Liquors Youtube