Palermo-Room

Münih’ten kalkıp bir haftasonu için gittiğim Palermo, şehre adımımı ilk attığımda beni ürkütmüş olan yerlerden biri. İtalya’da fazlaca göz ardı edilmiş bir şehir bence Palermo, bakımsız bir açık hava müzesi adeta. Yıkık dökük olması sanırım bana en çok çekici gelen unsuruydu. Şehri kafamda birkaç bileşene ayırdım diyebilirim. Bir şehirde gördüğüm en efektif kullanılan balkonlar Palermo’daydı.

Palermo-Balcony-Cloth-2

Yeşillikten çamaşırlısına ve tavanı olmayana kadar her türlüsü vardı. Şehrin genel dokusunu oluşturmakta çok büyük etkileri var. Hatta sokakların çekiciliklerini etkilediğini söylemek yanlış olmaz. İçine çekinerek girilen avlular ise diğer Avrupa kentleri gibi sadece orada yaşayan insanlara aitmiş hissi vermiyor. Hatta çekinmeden evlerin içine bile girebiliyorsunuz. Bir keresinde çökmek üzere olan bir binanın merdivenlerini çıkmıştım ve verdiği his inanılmazdı. Cannoli, kızarmıs hamur içine ricotta peyniri konularak yapılan Sicilya’nın kendine has en güzel tatlısı. Sicilya’da olup Nero D’Avola, bol zeytinyağı ve deniz ürünü olmadan olmaz diyerek o an bir adada olduğumu hissettiğim yer ise, şehrin bence en iyi restoranı olan Trattoria ai Cascinari.

Palermo Restoran

Eğer Palermo‘ya yolunuz düşerse, burada kesin güzel bir restoran olamaz diye geçilen sokaklardan dönmeyin devam edin. Çünkü Trattoria ai Cascinari gerçekten çok ucuz ve çok güzel. Nero D’Avola, benim en sevdiğim şarap ve Sicilya bu şarabın yeri. O yüzden bir bardak içmeden dönmek olmaz.

Kaynak: Fromdasegg