Prosciutto her ne kadar sağlıksız olduğu tartışılsa da bizim soframızda şarabın en sadık eşlikçilerinden biri. O sadece incecik kesilmiş tuzlu tadıyla değil yıllardan beri titizlikle, geleneksel bir şekilde işlenmesiyle de İtalya’nın Parma şehrinden  adını almayı hak ediyor. Parma’nın Roma İmparatorluğu zamanlarından gelen namı, kasapların yüzyıllardır uyguladığı gizli ve ince detaylarıyla bugün İtalya sınırlarını fazlasıyla aştı. İtalya’nın kuzeydoğusunda bulunan Emilia-Romagna bölgesindeki Parma şehri Langhirano’da bulunan müzede prosciutto’nun gastronomik geçmişine yolculuk yapabilirsiniz. Kökeni, işlenişindeki sanatsal detayları, özel mikro iklimi ve kalite standartlarını öğrendikten sonra hiç şüphesiz en önemli an birbirinden lezzetli prosciutto’ların tadımı…

Müzenin bulunduğu Langhiarono -nam-ı diğer proscuitto’nun baş kenti- ılıman iklimi, üzüm bağları ve  Castello di Torrechiara isimli kalesiyle huzurlu bir vaha. Kale, içerisindeki büyüleyici mutfakları ve freskleriyle hem gastronomi hem de sanat meraklıları için Langhirano’da gidilmesi gereken bir başka durak.

castello-di-torrechiara

Müze, 1929 yılından kalma rustik mimarisinin izlerini restore edildiği halde taşıyan Foro Boario pazarının bir bölümünde yer alıyor. Müzenin içerisinde ödüllü parma’ların sergilendiği ve etin üretim aşamalarının detaylarıyla anlatıldığı bir bölüm var. Domuz kasapçılığının eski usul üretim yöntemlerini görerek modern teknolojiye kadar olan evrimini değerlendirme fırsatı bulabilirsiniz. Fotoğraflar, tarihi belgeler, makineler ve görsel-işitsel ekipmanlardan oluşan müze sekiz farklı bölüme ayrılmış. Bu nesneler bölgede belirli ürünler için kullanılan domuz ırkları, tuzun tarihi ve siyasi rolü, domuz kasaplığı ve geleneksel Parma salamının değişik türlerini tanımlamak için kullanılıyor. Ayrıca müze, Prosciutto di Parma’nın konsorsiyumu ve kalite koruma politikasıyla ilgili de önemli bilgiler veriyor. Tarih ve üretim aşamalarının ardından müze, size bir iyilik yapıyor ve canınızın istediği kadar tadabileceğiniz prosciutto ve yerel ürünlerin bulunduğu bir odada geziyi bitiriyor.

Gezinizi planlarken müzenin sadece Mart’ın 1. gününden Aralık ayının 8. gününe kadar açık olduğunu unutmayın. Aralık ayından Şubat ayına kadar kapalı olan müze pazartesiden cumaya 10.00-18.00 saatleri arasında açık. Kalabalık gruplar için önceden randevu alınması gerekiyor. Müzeyi ziyaret etmenin ücreti 4 euro.