1) Sağlam senaryo, sağlam temeller üzerine inşa edilir. Bol bol okuyun!

Lajos Egri’nin ilk baskısı 1940’ta yapılan kitabı “Piyes Yazma Sanatı” okuyucusu ile buluştuğundan beri, “Senaryo nasıl yazılır?” sorusunu cevaplayan hemen her eser; bu meraka sahip insanların ilgi alanında oldu. “Piyes Yazma Sanatı” aslen tiyatro oyunlarına yönelik bir yol gösterici olsa da ortaya koyduğu ilkelerin kesin ve açık olması, onu kendi dönemi için benzersiz bir kaynak yapmıştı. Bu kitabın açtığı yolda belki de yüzlerce eser verildi. Bunlardan ilk akla gelenler; Robert McKee’nin Story’si, Denny Martin Flynn’in How Not To Write A Screenplay kitabı, John Logan & Laura Schellhardt’in Screenwriting For Dummies’i ve senaryo evrenine giriş konusunda adeta bir “Manuscript” haline gelen Syd Field’ın başyapıtı; Screenplay. Eğer senaryo yazmak gibi bir fikriniz varsa, ve bu fikri olabildiğince muteber esaslar üzerine hayata geçirmek istiyorsanız, köşe başındaki kitapçınızdan söz konusu eserlerin Türkçe çevirilerini de şıp diye bulabilirsiniz. Örneğin Syd Field’ın Screenplay’i Şerif Erol çevirisi ile “Senaryo: Senaryo Yazımının Temelleri” adı altında Alfa Yayınları’ndan çıktı. Veya Robert McKee’nin Story’si Plato tarafından Türkçeleştirilerek okuyucunun beğenisine sunuldu.

Oldmagnet_Senaryo_Yaz_5_03

Bunlar yanında destekleyici unsur olarak sinema ile ilgili önemli kitapları da okuyabilirsiniz; Andre Bazin’in “Sinema Nedir?” kitabı ya da J.Dudley Andrew’un “Büyük Film Kuramları” gibi. Bu kitapları okuduktan sonra edineceğiniz temel bilgilerle, yazacağınız senaryonun profesyoneller nezdinde değer görmesi ve “okunacaklar” listesine girmesi hususunda en önemli adımı atmış olacaksınız.

2) Sağlam senaryo, sağlam hikayeler üzerine inşa edilir. Bol bol gözlemleyin!

İyi bir senaryonun en temel yapı taşı ilgi çekici bir öyküdür. Üstelik bu öykünün başı, sonu, ucu, bucağı belli olmak zorunda da değil. Eğer hikayenizin özü yeterince iyiyse, konu edindiğiniz ölçütün öncesini, sonrasını, gelişimini veya alternatiflerini senaryo aşamasında da oluşturabilirsiniz. Öykünüz koskoca bir roman olabileceği gibi, yalnızca tek satırdan da oluşabilir; “Prostetik bacağı ile acı içinde görünen savaş gazisi, Çin Mahallesi’ndeki dedektiflik bürosunun kapısından yavaşça içeri süzüldü!” Ya da daha alışık olduğumuz haliyle, birkaç paragraftan oluşan kısa öyküler yazıp, sonra bunu senaryoya dönüştürebilirsiniz. “30’lu yaşlarının sonunda bir turist kafilesi ile Kapadokya’ya gelip, oranın yerlisi olan bir adama aşık olan genç kadının hayatı iki sene içinde tamamen değişmişti.”

Oldmagnet_Senaryo_Yaz_5_04

Öykünüzün neyi ve ne kadarlık süreyi kapsayacağı tamamen sizi ilgilendiren bir konu; fakat ilgilenmeniz gereken başka konular da yok değil. İyi bir öyküyü nasıl yakalayacaksınız? Bir hikayeyi ilgi çekici kılan nedir? Şöyle bir baktığınızda, kendi yaşamınız size gerçekten ilgi çekici gelebilir. Fakat onu senaryolaştırdığınızda feragat etmek zorunda kalacağınız detaylar, teknik engeller nedeniyle aktarmakta zorlanacağınız duygular izleyicinin bağ kurmasını engelleyecek mi? Kendi yaşamımız, gözlemlerimizi objektif olarak değerlendirmek için yetersiz kalmaya meydan veren bir tuzak gibidir. Bu nedenle duygularınızı, düşüncelerinizi, deneyimlerinizi ve tahmin / tasavvur gücünüzü geliştirmek amacıyla bol bol gözlem yapmalısınız.

Orta sınıf bir ailenin ev kadını annesi pazara gittiğinde nasıl meyve seçer? Zengin bir iş adamı, garsoniyerinde alem yaparken nasıl davranır? İçine kapanık ergen çocuk, aşık olduğu kızla yüzleşmek zorunda kaldığında nasıl tepki verir? Bunun gibi binlerce farklı durum hakkında gerçekçi fikirlerinizin olabilmesi için haberleri izleyin, gazetelerin hiç bakmadığınız üçüncü sayfa haberlerine bakın, insanlarla sohbet edin ya da toplu taşımada kulak misafiri olduğunuz günlük sohbetleri dikkatlice dinleyin. Sosyetik davetlerdeki şen hanımlardan, veli toplantısında ezilip, büzülen o tembel öğrencinin babasına kadar aklınıza gelebilecek her durumdan vazife çıkarın. Böylece bizzat yaşamamış olsanız bile, başkalarının hayatı ile ilgili doğu saptamalarda bulunma şansınızı artıracak; ve daha geniş bir kitle ile bağ kuracaksınız.

3) Sağlam senaryo, sağlam karakterler üzerine inşa edilir. Bol bol karakterize edin!

Kahramanlar, senaryonun temelidir. Olabilecek en soyut filmde bile izleyiciye hikayeyi aktaran bir kahraman bulunur. Syd Field’ın karakter yaratımı ile ilgili muazzam bir tanımı vardır: “Yazı yazma ediminin başlangıcından beri, gerçek durumlar içinde gerçek insanlar yaratma meselesi o kadar çok yönlü, o kadar yegâne ve o kadar kişiye has bir mevzudur ki, bunu nasıl yaptığınızı anlatmaya çalışmak, avucunuzda su tutmaya çalışmaya benzer.” Evet; karakter yaratmanın ve onu sevilebilir kılmanın belli bir yöntemi ya da formülü yoktur. Fakat sevilen, benimsenen ve kitleleri peşinden sürükleyen karakterlere baktığınızda, en azından onlarda “neler olmadığını” görebilirsiniz.

Oldmagnet_Senaryo_Yaz_5_06

Onlar yüzeysel değil, derindirler. Onlar sahte değil, gerçektirler. Onlar tek yönlü değil, değişkendirler. Her birinin doğası, insan ruhundaki bir yaraya parmak basar; Kimisi yetimdir, kimisi toplumsal kabûl ihtiyacı ile yanıp tutuşur, kimisi aşıktır, kimisi idealist. Kendi karikatürüne dönüşüp, nostalji hissiyle sarıp sarmalanan karakterleri saymazsak, -örneğin Chuck Norris- sinema / dizi tarihinde efsane statüsüne erişmiş tüm karakterlerin, kendilerine ayrılan zaman içinde evrilip, değiştiğini görürüz. Onlar öğrenirler, severler ve sonra birden nefret ederler, değişirler, iyi yönleri olduğu kadar kötü yönleri de vardır. Kuşkuları içlerini kemirirken, umutla güvenmeyi seçerler. Aşklarından geberseler dahi, sevdikleri kişiye kapıyı gösterirler. Henry James’in sözü ile; “Karakter dediğimiz şey, anlattığınız öyküdeki hadisenin saptanmasından başka birşey değildir.”

Gözlemlerinizden ve karakter yaratımı üzerine okuduğunuz kitaplardaki bilgilerden faydalanarak olabildiğince gerçekçi bir karakter yaratın ve bu karakterin başından geçenleri, çevrenizdekilerle paylaşın. Karakterinizin verdiği tepkileri nasıl değerlendirdiklerini sorgulayın. “Ben olsam şöyle yapardım.” ya da “Helal olsun, adam çok iyi yapmış!” diyebilirler. Verdikleri tepkinin mahiyeti, karakterinizi saçma, çocuksu, karton  ya da tanımsız bulmadıkları sürece önemli değil. Demek ki karakteriniz, insanlara ulaşmayı başarabiliyor. Bunu yapabilmek için şu adımları izleyebilirsiniz;

Karakterinizi tanımlayın. Nasıl görünüyor? Burcu ne? Toplumsal statüsünü belli eden herhangi bir fiziksel özelliği var mı? Karakterinizin öz geçmişini hazırlayın. Onu bugüne getiren olayların tarihçesi nedir? Neden bu kadar kıskanç? Annesi babası ayrıldığında ne hissetmişti? Liseyi nerede okudu peki? Karakterinizin sevdiği ve nefret ettiği şeyleri belirleyin. Çünkü bildiğiniz üzere her seçim bir vazgeçiştir. Karakteriniz neden “Metalci” oldu? Ya da hangi elinde olmayan sebeplerden ötürü kan görmeye dayanamıyor?  Karakterinizin travmasını belirleyin. Her insanın başından geçen korkunç bir hikaye, onu olduğu kişi haline getiren acı bir deneyim vardır. Karakterinizin çevreyle, kurgu dünyayala ya da gerçek hayatla bağlarını kurun. Onu izole etmeyin. Senaryonuzun içine tabir-i caizse yedirin. Bu deryada küçük bir damla fakat, J.T. Ellison’ın şu makalesini okumakla işe başlayabilirsiniz.

4) Sağlam senaryo, sağlam bir dil ile inşa edilir. Bol bol film izleyin!

Senaryonun varoluş amacı “görselleştirilmektir.” Bu nedenle hikayeden, romandan, makaleden, anıdan farklıdır. Senaryo yazarken onun dizi ya da film haline dönüşmesini amaçlarsınız. Kulağa çok bariz gelse de, senaryo yazımı esnasında en sık yapılan hatalardan biri budur. İnsanlar, senaryoların sade metinler olduğunu unuturlar. Karakterinizi detaylandırmak, hikayeyi parlatmak, dönüm noktalarını ardı ardına dizmek için ortalama 90 sayfalık bir senaryo yeterli gelmeyebilir; ama bu kasabada işler böyle yürür. Her sayfayı filmdeki bir dakika olarak düşünürsek; 90 sayfada 90 dakikalık bir filmi senaryolaştırabilmeniz mümkün hale gelir. 90 dakikalık bir filmi, 300 sayfalık bir senaryo ile anlatamazsınız. Deneyebilirsiniz tabii, ama muhtemelen yapımcılar tarafından okunmaz, oyuncular tarafından ciddiye bile alınmaz o iş. Sizin 90 sayfa içinde anlatamadıklarınızı, filmdeki 10 saniyelik bir görüntü verebilir. Sinematografi, ışık, açı, ses…hepsi bunun içindir. Senaryonuzda yeterince tasvir edemediğiniz o ürpertici mezarlığı, “Storyboard” sanatçınız adeta siz çizmişsiniz gibi yansıtabilir. Kameranın umarsızca salınması, karakterinizin “yaşadığı kafayı” tık diye yansıtır. Bu nedenle herşeyi senaryoya tıkıştırmaya çalışmayın. Ve senaryo ile sinematografinin olağanüstü iş birliğini anadiliniz gibi kanıksamak için bol bol film izleyin.

Oldmagnet_Senaryo_Yaz_5_05

Senaryoda yarım paragraf tutan bir kavga sahnesi, nasıl oldu da filmin tamamını daha anlamlı hale getirdi? İki karakterin bakışması, nasıl oldu da sayfalarca sürecek bir anlatımı beş saniye içine sığdırdı? Karakteri yandan gördüğünüzde size zayıf gelmişti, ama önden gördüğünüzde kendine olan güvenini net biçimde hissedebiliyorsunuz. Neden? Bol bol film izleyerek, sinema dili becerinizi artıracak ve gereksiz detayları dertsiz, tasasız tırpanlayabilir hale geleceksiniz. Böylece bir türlü bitiremediğiniz, sayfalar boyunca cebelleştiğiniz, tasvir edebilmek için kıvrandığınız tüm o hengame bir anda balkabağına dönüşecek.

5) Sağlam senaryo, sağlam terimler ile inşa edilir. Bol bol senaryo yazın!

Amerikan Formatı ya da Fransız Formatı. Yeni Açı, yakın açı, geniş açı, karşı açı. Amors plan, hareketli plan, ara plan. İç, dış, gün, kesme. Bunlar ilk bakışta uyku sayıklaması gibi gelebilir, fakat bu terimler olmadan senaryonuzu yazamazsınız. Terimleri öğrenmenin en iyi yolu, bir senaryo kitabını alıp okumanın yanında, profesyonel bir senaryoyu edinip incelemektir. İnternet’te ünlü filmlerin senaryolarını profesyonel formatta sunan yüzlerce kaynak var. Basit bir arama ile sevdiğiniz filmin senaryosuna ulaşabilirsiniz. İndirip inceleyin. Hatta birden fazla senaryoyu incelemek, size teknik fikirler vermesi açısından yardımcı olacaktır.

Oldmagnet_Senaryo_Yaz_5_01

Senaryonuzu kalemle kağıda, daktilo ile karizma hanenize ya da Backlight kullanarak gizli bir deponun duvarlarına da yazabilirsiniz. Fakat ben bu iş için özel olarak üretilen yazılımlardan faydalanmanızı öneririm. Bunlardan en ünlüsü Final Draft. Eğer ücretsiz bir yazılım isterseniz Adobe’nin Storysini ya da Trelby‘i deneyebilirsiniz. Gönül isterdi ki uygulamalı olarak bir yazılımı inceleyelim ve aynı zamanda bir senaryo yazalım. Fakat bunu yapabilmek için bir yazıdan çok daha fazlası lazım. Belli mi olur, belki ilerde bir atölye çalışması düzenleriz :)

Sözü daha fazla uzatmadan, senaryo yazımı konusunda profesyonel eğitim alabileceğiniz bazı kaynakları paylaşmak istiyorum. Eğer bu konu ile ilgili “ciddi düşünüyorsanız” bence gidin, konuşun.

Senaryo Yazarları Derneği SENDER:

Derneğin amacı, sinema ve televizyon senaryo yazarlarının fikri mülkiyet haklarını korumak, geliştirmek, senaryo yazarlarının lehine olan tüm uluslararası standartlarla uyumunu sağlamak; AB uyum yasalarının çıkartılmasına katkıda bulunmak; senaryo yazarlığı mesleğinin mesleki ve sanatsal kalitesini yükseltecek çalışmalar yapmak; bu konuda uluslararası deneyimi üyelerine taşımak; mesleki çalışma ve yaratım koşullarının iyileştirilmesini, geliştirilmesini sağlamak; aralarında mesleki barış ve dayanışma sağlamak; mesleğin etik kurallarını ve ilkelerini belirlemek ve uygulanmasını sağlamak; mesleğin saygınlığını koruyup geliştirmek, toplumsal bilinirliğini artırmak, senaryo yazarlarının uluslararası mesleki ağlara dahil olması, tüm dünyadaki eş kuruluşlarla birlik ve dayanışma içine girilmesini sağlamaktır.

Sender Web Sitesi

Sinematek Senaryo Atölyesi

12 hafta sürecek olan atölyemizde toplam 12 ders yapılacaktır. Atölyemiz 12 hafta boyunca haftada 1 gün yapılacaktır. Teorik ve pratik olmak üzere ortalama 30 saat süren atölyede; uzun metraj, kısa metraj, belgesel, reklam filmi, klip senaryolarının nasıl ve ne şekilde yazılacağı anlatılır. Dramatik yazarlık eğitimi verilerek, katılımcıların dramatik olay ve karakter oluşturması beklenir. Ayrıca senaryoyu sunma biçimleri anlatılarak katılımcıları bu alanda yönlendirmeyi hedefler. Atölye süresince her öğrencimizin 1 kısa film, 1 reklam, 1 belgesel, 1 klip senaryosu yazması, atölye sonunda ise uzun metraj veya dizi senaryosu yazması sertifikas almak için zorunludur. Atölye bittikten sonra Senaryo Çetesi ile ortak proje yürütülmektedir.

Sinematek Web Sitesi

 Senaryo Ekibi

Senaryo Ekibi, kısa ve uzun metraj film senaryoları, öykü ve roman yazarlığı konularında yazmakta ve danışmanlık vermektedir. İnternet üzerinden canlı olarak yaratıcı yazarlık, öykü yazarlığı, roman yazarlığı ve senaryo yazarlığı atölyeleri düzenlemekteyiz. Yaratıcı drama atölyesi ve şiir atölyesi ile kendinizi keşfetmenize yardımcı olmaya çalışıyoruz. Senaryo Ekibi, senaryo ile ilgilenen herkesi internet sitesi üzerinden bir araya getirerek ortak paylaşımlar yapılmasını amaçlamaktadır.İnternet sitemizden senaryo yarışmaları, senaryo kitapları, kısa film yarışmaları, hikaye ve öykü yarışmaları, senaryo kursu eğitim ve atölyeleri, senaryo örnekleri, film festivalleri, üniversite sinema kulüpleri ve yapımcı bilgilerine ulaşabilirsiniz. Senaryo ilanları bölümünde senaryo, sinema ve yazarlıkla ilgili ilanlarınızı, senaryo bankası bölümünde kendinize ait senaryoları paylaşabilirsiniz. İnternet üzerinden online senaryo yazarlığı atölyesi, online yaratıcı yazarlık atölyesi, online roman yazarlığı atölyesi, online öykü yazarlığı atölyesi, online yaratıcı drama atölyesi ve online şiir atölyesiyle çalışmaları yapmaktayız. Bu atölyelere Türkiye’nin her yerinden katılabilirsiniz.

Senaryo Ekibi Web Sitesi

Hilmi Etikan Senaryo ve Film Atölyesi

Bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalarla çok sayıda kişiyi sinema sanatıyla tanıştıran ve film üretmelerine olanak sağlayan Hilmi Etikan’ın 2014 yılı senaryo ve film atölye çalışması başlıyor. Yılda sadece bir kez gerçekleştirilen bu atölye, teorik ve pratik olmak üzere 2 ana bölümden oluşuyor. Katılımcılar önce film çekiminde gerekli olan teknik ve kuramsal bilgi konusunda eğitiliyorlar. Senaryo yazım tekniği, kameraların tanınması, objektiflerin kompozisyon üzerindeki etkileri, ışığın estetik yapısı, film çözümleme gibi konular, fotoğraf ve film örnekleri eşliğinde sunuluyor. Hazırlık aşaması tamamlandıktan sonra, profesyonel kamera, ışık, ses elemanları kullanılarak film çekiliyor.Katılımcılar, kurmaca ( öykülü- oyunculu ) filmlerde nasıl senaryo yazıldığını, hangi teknik donanımların nasıl kullanıldığını, oyuncu seçimi ve yönetiminin nasıl yapıldığını öğreniyorlar.

İstanbul’un merkezinde, Galatasaray semtinde, sıcak ve modern bir ortamda bir araya gelen öğrenciler, bir grup oluşturuyorlar. Dört ay boyunca her Cumartesi günü unutamayacakları bir deneyim yaşıyorlar. Sinema eğitimini “Paris Sinema Konservatuarı”n da tamamlamış ve “Sorbonne Üniversitesi”nde mastır yapmış olan Hilmi Etikan, bilgi ve deneyimini kursiyerlerle paylaşıyor. Öğrenciler, 25 yıldır “ İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali”nin yöneticiliğini yapan, Hilmi Etikan’ın arşivindeki, dünyaca ünlü kısa filmleri izleme ve sinema üzerine tartışma olanağı buluyorlar.

Hilmi Etikan Senaryo ve Film Atölyesi Web Sitesi

PLATO Akademi

PLATO Sürekli Eğitim Koordinatörlüğü, İstanbul’un en tarihi semtlerinden biri olan Balat’ta bulunan Plato Meslek Yüksekokulu’na ait bir eğitim merkezidir. PLATO Sürekli Eğitim Koordinatörlüğü, hem bulunduğu yerin dokusuna uygun hem de kendi oluşturduğu sanatsal çizgi ekseninde atölye çalışmaları düzenlemektedir. PLATO SEK’in sunduğu yetişkin atölyeleri her yaş ve eğitim düzeyinden insanları eğlenmeye, öğrenmeye ve en önemlisi düşünmeye çağırıyor! Atölyelerimizin süreleri temalarına ve içeriklerine göre değişmektedir.

Plato öğrencilerine; sektörle iç içe öğrenme, farklı alanlarda staj yapma ve mezun olduklarında kolayca iş bulabilme imkânı sağlamaktadır. Türkiye’nin ilk uluslararası akreditasyona sahip olan Plato Meslek Yüksekokulu, sahip olduğu BTEC Edexcel akreditasyonu ile mezunlarına lisans tamamlamada yurtdışı alternatifleri de sağlamaktadır.

Plato Akademi Web Sitesi

 İfsak | İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği

İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) ülkemizde fotoğraf ve sinema sanatının öğrenilmesini, yaygınlaşmasını ve gelişmesini sağlamak; fotoğraf ve sinema alanında çalışanlar arasında yakınlaşma ve dayanışma oluşturmak, kişiliklerin ve becerilerin geliştirilebileceği kültür ve sanat ortamını hazırlamak; Türk kültür ve sanatını yurt dışında tanıtmaya çalışmak; diğer ülkelerdeki kültür ve sanat çalışmalarının yurt içinde tanınmasını, izlenmesini sağlamak; toplumsal konularda duyarlı davranarak fotoğraf ve sinema projeleri yapmak temel amaçlarını taşıyan ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. .İFSAK da yeni yılı bir çok güzel etkinlik, söyleşi vede projelerle geçiyor olacak, bol fotoğraf ve de sinema dolu günler diliyoruz.

İfsak Web Sitesi